İspanya’da derinleşen konut krizi, ülkenin en önemli toplumsal ve siyasi gündemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Son haftalarda Madrid, Barcelona, Valencia ve çok sayıda kentte yüksek kiralara, tahliyelere ve konut piyasasındaki spekülasyona karşı kitlesel gösteriler düzenlendi.
Hareket, işçi sendikalarının da katılımıyla yeni bir aşamaya geçti. İspanya’nın iki büyük sendikal konfederasyonu CCOO ve UGT, konut krizine karşı bu sonbaharda 24 saatlik genel grev düzenlemek üzere hazırlıklara başladıklarını açıkladı. Grev kararının sendikaların yetkili kurullarınca onaylanması ve kesin tarihin kiracı örgütleri ile diğer toplumsal hareketlerle birlikte belirlenmesi bekleniyor. Sendikalar eylemin temel talebini, “insanca bir konuta erişebilmek için insanca ücret” olarak tanımlıyor.
Konut krizi siyasi dengeleri de etkiledi. Başbakan Pedro Sánchez, hükümetin hazırladığı iki konut kararnamesinin parlamentoda reddedilmesinin ardından 29 Kasım için erken genel seçim kararı aldı. Hükümet, reddedilen düzenlemeleri küçük değişikliklerle dün yeniden Bakanlar Kurulu’ndan geçirdi.
Yeni pakette en dikkat çekici düzenlemelerden biri, ilk kez ev sahibi olacaklara 50 bin avroya kadar faizsiz kredi sağlanması oldu. Bunun için 10 milyar avroluk finansman hattı oluşturulması öngörülüyor. Toplam 21 başlıktan oluşan pakette uygun fiyatlı kiralık konuta erişimin artırılması, yeni ev sahiplerine vergi teşvikleri verilmesi, kira sözleşmelerinin 2028 sonuna kadar uzatılması ve turistik ile mevsimlik kiralamaların düzenlenmesi de yer alıyor.
TEK BAŞINA KRİZİ ÇÖZMEZ
Kararnamelerde ayrıca zorunlu tahliyelerin 2030’a kadar durdurulması ve “akbaba fonları” olarak adlandırılan büyük yatırım şirketlerinin konut alımlarına kısıtlamalar getirilmesi öngörülüyor. Sánchez, alınan önlemlerin tek başına konut krizini çözmeye yetmeyeceğini de kabul etti.




