Almanya’da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde pazar günü gerçekleşen seçimler, merkez siyasetteki çöküşün yanında halkın “yeni bir siyaset” arayışının en somut yansımalarından biri oldu.
Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik’i (CDU) her iki eyalette de oy kaybederken Mecklenburg-Vorpommern’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) seçimden birinci çıktı. Berlin’de ise Türkiye kökenli Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu Sol Parti (Die Linke) en fazla oyu aldı.
Mecklenburg-Vorpommern’da AfD, 2021’deki seçime göre oylarını iki katın üzerine çıkararak yüzde 38,2 ile birinci parti oldu, ancak tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemedi. Böylece AfD, 6 Eylül’deki Sachsen-Aanhalt seçiminin ardından ikinci kez bir eyalet seçiminde ilk sırayı aldı.
2017’den bu yana Eyalet Başbakanlığı görevini yürüten Manuela Scwesig liderliğindeki SPD ise, son haftalardaki sıçrama ile yüzde 35,5 oy alarak ikinci oldu. Sol Parti yüzde 6,5 ve Yeşiller (Grüne) yüzde 5,7 oyla parlamentoya girmeye hak kazanan diğer iki parti oldu.
Merz’in CDU’su ise Mecklenburg-Vorpommern’da tarihi bir yenilgi aldı. Yüzde 4,9 ile yüzde 5’lik seçim barajını aşamayan CDU, 81 yıllık tarihinde ilk kez bir eyalet meclisine giremedi. Sol Parti’den ayrılarak kurulan ve AfD ile işbirliğine sıcak bakan Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) da barajı aşamadı.
Diğer partilerin aşırı sağcı AfD ile ortaklık yapmaya yanaşmaması sebebiyle SPD’nin başbakan adayı Schwesig, Sol Parti ve Yeşillerle istikrarlı bir hükümet kurmaya hazır olduğunu açıkladı.
BERLİN’DE SOL’UN ZAFERİ
Ana akım partilerin kan kaybettiği Berlin’de ise Türkiye Kökenli Eralp’le birinci olan Sol Parti, yüzde 25,7 oy aldı. CDU, yüzde 18,8’le ikinci olurken oylarını ikiye katlayan AfD yüzde 16,3 ile üçüncü büyük siyasi güç haline geldi. Oylarının üçte birini kaybeden SPD yüzde 12, Yeşiller ise yüzde 14,3 aldı. BSW, Berlin’de de barajın altında kaldı.
Eyalet şehir statüsündeki Berlin’de “Hükümet Eden Belediye Başkanı” makamına Eralp’in gelmesi halinde kent, tarihinde ilk kez göçmen kökenli bir siyasetçi tarafından yönetilecek, ayrıca ilk kez iktidara SPD ve CDU dışında bir parti gelmiş olacak.
Olası koalisyonlar arasında Sol Parti-SPD-Yeşiller ittifakı ile CDU-SPD-Yeşiller ittifakının çoğunluğu sağlayabileceği belirtiliyor.
Her iki eyalette de seçime katılım, önceki eyalet seçimlerine kıyasla önemli ölçüde artarak Mecklenburg-Batı Pomeranya’da yüzde 79’a, Berlin’de ise yüzde 75’e yükseldi.
KONUT GÜNDEMİ ÖNCELİK
Eralp, zafer konuşmasında seçmenlere teşekkür ederek “Bugünden itibaren Berlin’i birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer haline getireceğiz” derken önceliği başkentte özellikle uygun fiyatlı konutlar oluşturmak olduğunu söyledi. “Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi” diyen Eralp sözlerini “Bunu bugün hep birlikte gösterdik ve bu mesaj tüm dünyaya yayılıyor” diye sürdürdü.
Eralp, konut krizinin halkın geçim sorunun başlıca kalemini oluşturduğu Berlin’de özel konut inşaat şirketlerinin kamulaştırılması sürecini başlatacağını kaydetti.
Sandık çıkış anketleri, Sol Parti’nin zaferinde genç seçmenlerin belirleyici olduğunu gösterdi. ARD’nin araştırmasına göre parti 16-24 yaş grubunda yüzde 43, 25-34 yaş grubunda yüzde 49 oy aldı. İlk kez sandığa giden seçmenlerin yüzde 39’u da Sol Parti’yi tercih etti. Genç kadınlarda destek daha da yüksekti. Sol Parti 25 yaş altındaki kadınların yüzde 51’inin, aynı yaş grubundaki erkeklerin ise yüzde 34’ünün oyunu aldı.
MERZ İSTİFA ETMEYECEK
Sachsen-Aanhalt seçimlerinin ardından Berlin ve Mecklenburg-Vonpommern’da da büyük hezimet yaşayan Merz, seçim sonuçlarını “felaket” olarak nitelendirdi.
İki hafta içinde alınan üç yenilgi sonrası artan istifa çağrılarına karşı kamera karşısına geçen Merz, parti liderliği ve başbakanlık görevine devam edeceği mesajını verdi.
REFORMLARI SÜRDÜRECEK
Seçim yenilgisine rağmen vergi, sağlık, emeklilik ve bürokrasiyi azaltma gibi reform programını sürdüreceğini vurguladı. "Reformlar yapılmak zorunda. Elbette bu hepimizi zor bir duruma sokuyor. Ancak bu sorumluluğu üstleniyoruz. Bu sorumluluğu ben üstleniyorum" diyen Merz, “Ülkemizin kurumlarına olan güven azalıyor, hem sağdaki hem soldaki radikal partiler tarafından zayıflatılıyor. Bu reformlar aynı zamanda topluma nüfuz eden otoriterliğe karşı da bir panzehir” dedi.
AFD’DEN MERKEZ SAĞA DAVET
AfD’nin eş genel başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerindeki seçim sonuçlarını basın toplantısında değerlendirdi. Weidel, özellikle CDU’nun Mecklenburg-Vorpommern’de yüzde 5 barajını aşamadığına dikkati çekerek “Seçim sonucu CDU’nun halk partisi olarak yerini bizim aldığımızı çok net bir şekilde gösteriyor” dedi.
Almanya’yı krizden çıkarmak için partiler arası acilen görüşmeler yapılmasını isteyen
Weidel, CDU’yu AfD’den uzak durarak sol eğilimli partilere bağımlı hale gelmekle suçladı.
Weidel, CDU’yu AfD’ye yönelik stratejisini yeniden gözden geçirmeye çağırdı.




