Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik tarafından 5 aylık ücretleri ve tazminat hakları gasp edilen madencilere direnişlerinin 15’inci gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedikleri esnada polis biber gazlı müdahale etti.

Birçok işçi ve yurttaş yoğun gazdan etkilenirken işçilerin örgütlü olduğu Bağımsız Maden İş’in Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu direniş başladığından bu yana üçüncü kez gözaltına alındı.

Müdahalenin ardından isyan eden işçiler "Bizim buradan haklarımızı almadan gitme şansımız yok. Ankara Büyükşehir Belediyesi buraya 150 tane mezar kazsın. Gitmiyoruz" dedi. İşçiler bugün saat 18.00’de Ankara Çankaya’da bulunan Yıldızlar Holding önüne çağrı yaptı.

YILDIZLAR SSS HOLDİNG ÖNÜNE ÇAĞRI YAPILDI

Bağımsız Maden İş sendikası yöneticisi Ferhat Akılma, dün gerçekleşen müdahale ve gözaltıların ardından yaptığı açıklamada "Sendikamızın Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltından çıkıp gelene kadar ne basına ne kamuoyuna ne kimseyle konuşmayacağız. Bizi görmeyenler bugün de görmesinler. Patronlar tok, işçinin boğazında ekmek yok. Burada yapılan baskı, mobbing bütün işçi sınıfına, asgari ücretle çalışanlara, tüm halka yapılan bir işkencedir. Zengin sendika ağaları, sarı sendika başkanları makam odalarında, otel odalarındalar. Bu işçileri bu duruma sokan sarı sendika patronları, katil patronlar, emek katilleri, alın teri hırsızları. Hepsi birer hırsız oldu tüm ülke de gözünü yumdu. Bugün bizim yanımızda olmak isteyen bütün herkesi 28 Nisan’da Yıldızlar Holding’in önüne saat 18.00’de davet ediyoruz" diyerek çağrı yaptı.

BİZ YETKİ VERDİK ÇÖZECEKSİNİZ!

Yaşananlar sırasında konuşan işçiler, polisin müdahalelerine, Çalışma ve Enerji Bakanlığı’na isyan etti. "Bizim gidecek yerimiz yok. Başka bir şansımız yok. Ankara Büyükşehir Belediye buraya 150 tane mezar kazsın. Buradan dönüş yok. Kütahya’dan buraya hakları almak için gelen işçiler var. Biz onlara yetki verdik. Yetkili kimse bu sorunu çözmek zorunda! Biz kimseden rica etmiyoruz. Çözmek zorundalar" diyen bir işçi dakikalarca baretini yere vurdu.

Bir başka işçi ise "Sebahattin Yıldız devletten büyük mü? Nerede adalet? Nerede bakanlar? İnsanlar birbirini öldürdün diye mi bekliyorlar? Bu şirket Enerji Bakanlığı’ndan, Çalışma Bakanlığı’ndan büyük mü? Nerede adalet, nerede?" sorusunu sordu.

DUYUN SESİMİZİ DEDİK COPLANDIK, SÜRÜKLENDİK

Yıllardır ödenmeyen tazminat hakları için yola düştüklerini hatırlatan bir diğer işçi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

EMLAKÇI ÖZLEM AYDOĞDU SİT ALANI TARIM ARAZİLERİNİ ARSAYMIŞ GİBİ SATIYOR…
EMLAKÇI ÖZLEM AYDOĞDU SİT ALANI TARIM ARAZİLERİNİ ARSAYMIŞ GİBİ SATIYOR…
İçeriği Görüntüle

"Ankara duy sesimizi’ dedik. Jandarma barikatlarıyla karşılaştık, coplandık, yerlerde sürüklendik ama geri adım atmadık. Çünkü biz biliyoruz ki; bizim gücümüz birliğimizden, haklılığımızdan geliyor. Hala madenlerde iş güvenliği önlemleri yetersiz, hala işçiler sendikal tercihleri nedeniyle baskı görüyor, hala ‘hadi hadi’ düzeniyle daha fazla kar hırsı için insanların canı hiçe sayılıyor.

Tüm maden işçilerine sesleniyoruz: Yalnız değilsiniz. Bu sarı sendika düzenini, bu kölelik düzenini hep birlikte yıkacağız. Tazminat haklarını alana kadar, insanca çalışma koşulları sağlanana kadar ve madenlerde yeni ölümler olmasın diye denetimler gerçek anlamda yapılana kadar meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Yaşasın maden işçilerinin örgütlü mücadelesi!"

HAK ARAYIŞI DEĞİL HAYSİYET MÜCADELESİ

Bir başka işçi ise Ankara’da oluşlarının tek nedeninin hak arayışı değil, bir haysiyet mücadelesi olduğunu söyledi.

"Bize ‘sabredin’ diyenlere ‘ekonomi kötü’ diyenlere, taleplerimizi görmezden gelenlere sesleniyoruz: İşçinin sofrasındaki ekmek küçülürken, birilerinin kârları rekor kırıyorsa burada büyük bir adaletsizlik var demektir" dedi.

İşçilerin, ülkenin değerlerini üreten, çarkını döndüren kişiler ta kendisi olduğunu belirten işçi, "Ancak görüyoruz ki üretimden gelen gücümüzü yok sayanlar, bizi sefalet ücretlerine mahkûm etmek istiyorlar. Haklarımızın gasp edilmesine, sendikasızlaştırma dayatmalarına ve iş cinayetlerine karşı asla sessiz kalmayacağız.

Taleplerimiz nettir: İnsanca yaşayacak bir ücret, güvenli çalışma koşulları, sendikal haklarımıza saygı duyulması" diyerek işçinin birliğini bozmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğinin altını çizen işçi "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganıyla sözlerini sonlandırdı. (Birgün)