Türkiye’nin kasımda Antalya’da ev sahipliği yapacağı BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için duyurduğu Ulusal Katkı Beyanı (NDC) Danıştay’a taşındı.

Hukuk Doğa ve Toplum Vakfı’nın (HUDOTO) açtığı davada, İkinci Ulusal Katkı Beyanı’nın Paris Anlaşması’na, İklim Kanunu’na, Anayasa’ya, uluslararası insan hakları hukukuna, iklim adaleti ve ihtiyat ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptali talep edildi.

Derneğin açıklamasında “Davamızla iklim değişikliği ile mücadelede daha iddialı bir NDC sunmasını amaçlıyoruz” denildi.

2035’e kadar belirlenen seragazı emisyonu hedefinin mevcut emisyon düzeyine kıyasla yaklaşık yüzde 33,1 oranında ek artış anlamına geldiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

CHP'lilerden Mesut Özarslan'a tepki
CHP'lilerden Mesut Özarslan'a tepki
İçeriği Görüntüle

“Türkiye, Paris Anlaşması’nın ‘küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlama’ hedefi doğrultusunda seragazı emisyonlarını azaltmak yerine, 2035’e kadar artırmayı planlayan bir hedef beyan etmektedir. Bu ulusal beyan iç hukuka, bağlayıcı uluslararası yükümlülüklere açıkça aykırıdır. Gerçekçi bir NDC sunulması için Cumhurbaşkanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine Danıştay’da iptal davası açtık.”

MEVCUT HALİ YETERSİZ

Avukat Özlem Altıparmak ise davaya ilişkin “Bu, dünyaya ‘İklim değişikliğine dair olumlu adımlar atacağım, örnek ülkeyim’ demek. Dolayısıyla Ulusal Katkı Beyanı iklim değişikliğinin etkilerini; fosil yakıtlara dayalı elektrik üretimini azaltacak ve sonlandıracak şekilde bir plan yapması, katkı beyanını da bu şekilde oluşturması gerekiyor” dedi. Beyanın mevcut haliyle yeterli olmadığını vurgulayan Altıparmak şunları söyledi: “Orman yangınlarını, selleri, kuraklığı gidermeye yetecek bir beyan açıklaması değil. Dünyaya örnek olacak şekilde bir iklim değişikliği taahhüdünde bulunmalıyız. Danıştay’a açtığımız davanın revize edilmiş bir ulusal katkı beyanı sunmak için fırsat olduğunu düşünüyoruz." (Birgün)