Soyer, kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeline ilişkin yürütülen davalarda hukuki bir dayanak bulunmadığını savunarak, yaşanan sürecin yalnızca kendisini değil, Türkiye için umut olabilecek bir modeli de zedelediğini ifade etti.

Aylardır cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Soyer, tutukluluğun en büyük etkisinin özgürlükten mahrum kalmak olduğunu söyledi. Cezaevi koşullarına ilişkin olarak herhangi bir kötü muameleyle karşılaşmadığını belirten Soyer, zamanını spor yaparak, okuyarak ve yazarak değerlendirdiğini dile getirdi.

Tahliye kararına itiraz

Hakkında verilen tahliye kararına savcılığın itiraz ettiğini hatırlatan Soyer, sürecin belirsizlik ve keyfilik içerdiğini savundu. 1 Temmuz’da başlayan operasyonlar kapsamında açılan davada, kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeliyle ilgili somut bir delil bulunmadığını ileri süren Soyer, buna rağmen ikinci bir dosya kapsamında yeniden tutuklandıklarını söyledi.

Soyer, “Her iki dosyada da dolandırıcılığa ilişkin tek bir kanıt ya da tanık yok. Buna rağmen tutukluluğun sürdürülmesine yönelik güçlü bir irade var” dedi.

“Umut olabilecek bir model zarar gördü”

Kentsel dönüşümde kooperatifçilik modelinin, İzmir gibi deprem riski yüksek bir şehir için kritik önemde olduğunu belirten Soyer, görev süresi boyunca projelere ilişkin herhangi bir şikâyet bulunmadığını ifade etti. Görev süresinin ardından projelerin durdurulmasının maliyetleri artırdığını savunan Soyer, “Bu süreçle birlikte Türkiye’ye umut olabilecek bir model itibarsızlaştırıldı” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin miting stratejisi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) operasyonlara karşı düzenlediği mitinglere de değinen Soyer, bu eylemlerin parti seçmeninin konsolidasyonuna katkı sağladığını ancak kararsız seçmen üzerinde yeterince etkili olmadığını söyledi. Soyer, CHP’nin iktidara geldiğinde vaatlerini hayata geçireceğine dair güven duygusunu güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Yeni bir parlamenter sistem hedefinin net bir biçimde anlatılması gerektiğini belirten Soyer, dijital araçların yanı sıra yüz yüze temasın artırılmasının önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bugün toplanıyor
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bugün toplanıyor
İçeriği Görüntüle

Muhalefete yönelik baskılar

Ana muhalefete yönelik operasyonların, iktidarın seçim sürecinde rakibini zayıflatma hedefi taşıdığını savunan Soyer, toplumda hukuka olan güvenin zedelendiğini söyledi. Soyer, bu tür girişimlerin beklenen sonucu vermeyeceğini dile getirdi.

Çözüm süreci değerlendirmesi

Çözüm sürecine ilişkin görüşlerini de paylaşan Soyer, silahların bırakılması ve kalıcı barışın sağlanmasının tarihsel bir fırsat sunduğunu ifade etti. Barışın yalnızca güvenlik değil, demokrasi meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirten Soyer, muhalefetin bu süreci desteklemesi gerektiğini söyledi.

Soyer, “Barış ve demokrasi, hem bölge hem de Türkiye için uzun vadeli umut yaratabilir. Bu sorumluluk tüm kurumların ve bireylerin ortak görevidir” dedi. (EgedeSonHavadis)