1 Eylül Dünya Barış Günü, tüm dünya çevrelerinde emperyalizmin harladığı çatışmalara paralel olarak Türkiye’yi de yakından ilgilendiren savaşların gölgesinde geçiyor. İktidar bugün de Ortadoğu ve Karadeniz’de ABD’nin taşeronluğuna soyunurken savaşlarda rejimin pastadan pay kapmaya dayalı birlik ve beraberlikleri sürüyor. Başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın dört bir tarafında emperyalizmin başlattığı savaşlar sürerken halkların barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesi devam ediyor. 1 Eylül Dünya Barış Günü öncesi yapılan açıklamalarda, ülkede, Ortadoğu’da ve dünyanın dört bir tarafındaki savaşların bitmesi çağrısı yapıldı.
DÜNYA KAN GÖLÜ
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi Dünya Barış Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, emperyalizmin gittikçe vahşileştiği, otoriter ve keyfi yönetimlerin sayısının giderek arttığı bir dünyada barışın sadece bir sözcükten ibaret kaldığını söyledi. “İçeride yaşanan çatışmasızlık hali olumlu bir adım olmakla birlikte, gerçek ve her anlamda demokrasi, düşünce özgürlüğü, adalet, eşitlik, basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri yapma özgürlüğü ve barış ile taçlandırılmadığı sürece toplumun ihtiyaçlarını karşılamayacak” denildi.
EMO, açıklamanın devamında şunları kaydetti: “Bundan bin yıl önce İran’da yaşayan Firdevsi, ‘ağacı kanla sulamayın dalları sizden intikam alır’, yüz yıl önce ise Atatürk ‘yurtta barış, dünyada barış’ diyerek barışın evrensel önemine vurgu yapmışlardı. Bin yıl önce söylenen sözü hala anlamayanların hâkim olduğu bir dünyada yaşamanın hazin sonucu, Dünya Barış Günü’nü savaşlar eşliğinde karşılamak. Dün savaş halinde oldukları ile bugün barış içinde olmanın kolay olmadığını idrak etmek zorunda olanların, bugün savaş halinde oldukları ile de yarın barış içinde olmaları o kadar zor olacaktır. Nobel Barış Ödülü için yalvaran ABD Başkanı ise elinin değdiği her yeri kan gölüne çevirmekten hicap duymamaktadır.”
Dünyada öncelikli sorunların açık ve net olduğunu belirten Oda, yoksulluk ve susuzluğun olduğu dünyada, kaynakların resmi adı “savunma sanayi” ama gerçekte “savaş sanayi” olan sektöre akıtıldığını söyledi. Oda, “Eşit ve özgür, adaletli ve refah içinde, demokratik ve şeffaf, barış dolu günler özlemimizin bir an önce son bulması dileklerimizle Dünya Barış Gününüzü kutluyoruz” dedi.
DOĞAYLA BARIŞALIM
Kırklareli Doğa ve Kültür Derneği (DOKU) Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada “Doğayla barışalım. Doğayla barışmak, doğadaki tüm canlılarla barışmaktır. Ormanlarla barışalım, oksijen çadırını yıkmayalım. Toprakla barışalım, gıda güvenliğimizi sağlayalım, aç kalmayalım. Su ile barışalım, yaşamın temeli olan suyumuzu koruyalım. Doğayla barışalım, doğal varlıklarımızı koruyalım” dedi.
“Barış, yalnızca insanların birbirine silah doğrultmaması değildir. Barış; insanın yaşadığı toprakla, suyla, ormanla, hayvanlarla ve bütün canlılarla kurduğu ilişkidir. Bir ormanı yok ederek, bir derenin yatağını değiştirerek, su kaynaklarını kirleterek, tarım topraklarını betonlaştırarak, yaban hayatının yaşam alanlarını parçalayarak barıştan söz edemeyiz. Çünkü doğaya açılan her savaşın bedelini yine insan öder” diye ekledi.
İLK ŞART YAŞAMA SAYGI
İnsanların yaşam hakkı ne kadar kutsalsa, doğanın yaşam hakkın da o kadar önemli olduğunu belirten Çidem, son olarak şunları söyledi: “Çevre mücadelesi yalnızca çevrecilerin mücadelesi değildir. Bu mücadele yaşamı savunan herkesin mücadelesidir. Çağrımızdır: 'Doğayı bir kaynak deposu olarak görmeyin. Doğayla barışacağız, suyu koruyacağız, ormanı koruyacağız, toprağı koruyacağız, yaban hayatını koruyacağız ve geleceği savunacağız.'”




