Yılmaz Kurt yazdı...

Son günlerde İzmir Körfezi’ni tersane ve limanların kirlettiğine dair birtakım tartışmalar gündemde ve basında yer alıyor.
Kolaycılık yine devrede. Sorumluyu aramak yerine en görünür olanı suçlama alışkanlığı...

Tersaneler yurt savunmasının en önemli unsurlarındandır; askeri manevra kabiliyetini artırırlar. Limanlar da öyledir. Ticaretin, üretimin olduğu her yerde liman; limanın, gemi hareketinin olduğu her yerde de tersaneler olmak zorundadır. Bu bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Gemi ve deniz kazalarının olduğu bölgede yakın bir limanın ya da tersanenin deneyimli personeli ve teknik imkânları, olası bir çevre felaketinin önüne geçilmesinde hayati rol oynar. Yani tersane ve liman dediğiniz yapılar, doğru işletildiğinde çevre için tehdit değil, aksine güvence unsurudur.

Peki o zaman İzmir Körfezi neden bu halde?

Çünkü mesele tersane değil. Mesele liman değil.
Mesele yıllardır biriken ihmal, ertelenen yatırımlar ve göz göre göre büyütülen denetimsizliktir.

Arıtılmadan denize bırakılan atıklar, kontrolsüz deşarjlar, altyapısı yetersiz sistemler, denetlenmeyen sanayi faaliyetleri… Bunlar konuşulmadan tersaneleri ve limanları hedef göstermek, gerçeği örtmekten başka bir şey değildir. Bu, sorumluluğu dağıtma değil, sorumluluktan kaçmadır.

Bugün dünyada en yoğun tersane ve liman faaliyetinin olduğu ülkeler aynı zamanda denizlerini en iyi koruyan ülkelerdir. Çünkü orada sistem işler. Denetim kâğıt üzerinde değil, sahada yapılır. Kural ihlali cezasız kalmaz. Çevre yatırımı “maliyet” değil, zorunluluk olarak görülür.

Bizde ise tablo tam tersidir.
Denetim var gibi yapılır.
Yatırım ertelenir.
Sorun büyüyünce de suçlu aranır.

Ve en kolayı seçilir: “Tersaneler kirletiyor, limanlar bozuyor.”

Hayır.
Tersane kirletmez. Liman kirletmez.
İhmal kirletir. Denetimsizlik kirletir. Sorumluluktan kaçan anlayış kirletir.

İzmir Körfezi üzerinden yürütülen bu tartışma artık teknik bir mesele olmaktan çıkmış, açık bir siyasi konfor alanına dönüşmüştür. Herkes konuşuyor, kimse elini taşın altına koymuyor. Oysa bu şehir artık açıklama değil, sonuç görmek istiyor.

Eğer gerçekten temiz bir Körfez isteniyorsa yapılacak şey çok nettir:
Kim kirletiyorsa tespit edilecek.
Kim görevini yapmıyorsa hesap verecek.
Kim yatırımı geciktiriyorsa bunun bedelini ödeyecek.

Aksi halde daha çok konuşuruz.
Daha çok suçlu ararız.
Ama Körfez her geçen gün biraz daha ölür.

Ve o zaman mesele tersane de olmaz, liman da olmaz.
Mesele, göz göre göre kaybedilmiş bir deniz olur.

Yılmaz KURT
Gemi İnşaatı ve Makineleri Mühendisi
Mail: [email protected]
Tel: 05300626295