Suudi Arabistan ve Yemen’deki Husiler arasındaki tırmanış, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta ana gerilim hattı haline geldi. Tırmanışın başladığı temmuz ayından bu yana Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a ilk kez saldırı düzenledi.

HUSİLER RİYAD’I VURDU

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Riyad’daki "kritik noktalar" ile Yenbu bölgesinde yer alan ulusal petrol şirketi Aramco’ya ait tesisleri füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldıklarını bildirdi.

Arap Koalisyonuna ait Hamis Muşayt ve Taif hava üslerinden Yemen'e şu ana kadar 732 hava saldırısı düzenlendiğini söyleyen Seri, bu saldırılar nedeniyle Suudi Arabistan'ı suçladı.

Sivil noktaları hedef almadıklarını vurgulayan Seri, 15 Eylül'de Mekke civarında önlenen İHA saldırısından da sorumlu olmadıklarını kaydetti.

Yemen'deki Riyad destekli koalisyon hükümeti ise cumartesi akşamı Husiler tarafından Riyad'a doğru fırlatılan bir balistik füzenin "başarıyla önlenip imha edildiğini" açıkladı.

ABD’DEN TIRMANIŞ UYARISI

Saldırıların ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, "çatışmanın hızla tırmanabileceği" uyarısında bulundu. ABD’nin Ortadoğu’daki büyükelçilikleri de bölgedeki vatandaşlarına güvenlik uyarısında bulunarak “yüksek teyakkuz halinde olmaları” çağrısı yaptı. ABD vatandaşlarına ayrıca olası uçuş iptalleri, hava sahalarının kapanması ve ulaşımda yaşanabilecek aksaklıklara karşı hazırlıklı olmaları çağrısında bulunuldu.

FİDAN: GEREKENİ YAPARIZ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin saldırıları nedeniyle “Suudi Arabistan'ın özellikle teknik konularda askeri ihtiyaçları olabileceğini” ve “bunları karşılayabileceklerini” söyledi.
Cumartesi akşamı katıldığı bir televizyon yayınında Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların Mekke Anlaşması'nın kapsamına girip girmeyeceğine yönelik soru üzerine Fidan, “Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamıza baktığımız zaman ülkelerin birbirlerine karşı bir müttefiklik sorumluluğu var. Devlet olarak imza attığımız bir konu var. Bu konuda dayanışma içerisindeyiz” dedi.

‘MEKKE ANLAŞMASI’

Mekke İttifakı olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Fidan, “Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir, bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz” diye konuştu.

Suudi Arabistan’ın, ABD-İran savaşına çekilmesini kabul etmeyeceklerini belirten Fidan, “Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içerisinde değiller” ifadelerini kullandı.

ABD-İran müzakereleri için "Yeni teklifler var" diyen Fidan, İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de petrol tankerlerini hedef almasıyla yeni bir boyut kazanan krizin “ekonomik olarak tolere edilemeyecek seviyeye geldiğini" söyledi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos'ta imzalanan anlaşmayla Mekke İttifakı kurulmuştu. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın en kritik unsuru, imzacı devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını belirten maddesi.

ABD'nin İran'a saldırması üzerine Tahran, petrol ticareti için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nı fiili olarak geçişlere kapatmıştı. Bunun üzerine Riyad, petrolü Kızıldeniz üzerinden taşımaya yönelmişti. Ancak son haftalarda Yemen'de alan kazanan Husiler, Kızıldeniz'e açılan Babülmendeb Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdi.

‘TARAFSIZ KALIN’

Husiler ise, Suudi Arabistan’a askeri destek amacıyla Türkiye veya Pakistan’ın bölgeye asker göndermesi halinde karşılık verecekleri tehdidinde bulundu. Üst düzey Husi yetkilisi Mohammed Al-Bukhaiti, Ankara ve İslamabad’ın Yemen’deki çatışmaya doğrudan dâhil olması durumunda iki ülkenin de askeri misillemeyle karşılaşacağını söyledi. Husi yetkili, “tarafsız kalma” çağrısı yaptığı Ankara ve İslamabad’ın çatışmaya girmesi halinde Yemen’in buna “demir yumrukla” karşılık vereceği tehdidinde bulundu.

Tahran: Taleplerimizi Washington’a ilettikİran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Tahran’ın müzakere için belirlediği 7 şartı Katar ve Pakistan aracılığıyla Washington’a ilettiğini söyledi.

İran'ın savaştan çıkmak için öne sürdüğü şartların kabul edilmesinin Washington yönetiminin çıkarına olacağını belirten Rızai, ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerinin sonuç vermeyeceğini ifade ederek, İran'ın "sonuçları belirleyecek bir savaşa" hazır olduğunu söyledi.

Tahran’ın talepleri arasında “savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi”, “ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması” ve “İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması” yer alıyor.

SAVAŞ VE MÜZAKERE PARALEL GİTMELİİran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Tahran'ın koşulları karşılanmadığı ve ABD taahhütlerini yerine getirmediği sürece Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını duyurdu.

Kalibaf, “Bu şartlar yerine getirilmediği sürece, İran halkının meşru hakları tanınmadıkça ve ABD taahhütlerini uygulamadıkça hiçbir şekilde müzakerelerden öncesine dönülmeyecek ve Hürmüz Boğazı açılmayacak” ifadelerini kullandı.
ABD ile müzakerelere karşı çıkan kesimlere seslenen Kalibaf, savaş ve müzakerenin birbirinin alternatifi olmadığını vurgulayarak “Hem savaşılması hem de müzakere edilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Kalibaf, “Gerektiği anda sahip olduğumuz tüm askeri kapasiteyle düşmanı geri püskürtmeli ve ona ağır darbeler indirmeliyiz. Ancak sahada önemli bir zafer elde ettiğimiz ve düşmanın zayıf durumda olduğu bir zamanda, diplomasi araçlarıyla bu kazanımları pekiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan New York’a gidecekİran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'nin New York kentine gitmesinin planlandığı bildirildi.

Pezeşkiyan’ın, genel kurulda İran’a yönelik saldırılar ve ülkesinin tutumu hakkında konuşma yapması beklenirken ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı ile yüz yüze görüşebileceğini kaydetti.

HALK ÇÜRÜK DOMATES TOPLARKEN SİYASETİN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN MİLYONLUK SERVETLER TEMİZELLER'DE AÇIĞA ÇIKIYOR!
HALK ÇÜRÜK DOMATES TOPLARKEN SİYASETİN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN MİLYONLUK SERVETLER TEMİZELLER'DE AÇIĞA ÇIKIYOR!
İçeriği Görüntüle