Ülke giderek sanayisizleşirken ekonomi yönetiminin en üstündeki Bakan Şimşek üretime dair pembe tablo çiziyor. TÜİK, Merkez Bankası, BDDK verileri Bakan Şimşek’i yalanlıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, memleketi Batman’da, çocukları için iş isteyen bir kadına yanıt verdi. Bakan Şimşek, Batman’ın Gercüş ilçesinde millet bahçesi dahil bir dizi açılış törenine katıldı. Törenin ardından yurttaşlarla konuşan Şimşek ile bir kadın arasındaki diyalog dikkati çekti.
Kadın, Bakan Şimşek’e, çocuklarının iş bulamadığını ifade ederek "Park var, hastane var her şey var gençlerimiz işsiz" dedi. Şimşek, çocukları işsiz kadına “Memlekette fabrika çok. Gençlerimiz çalışmak isterse buralarda iş var. Bunun dışında yeni fabrikalar açıldığında gençler iş bulabilecek” dedi.
SANAYİSİZLEŞME TAM GAZ
Türkiye, fabrika kurup istihdam ve ürün üreten bir sanayi ülkesi olmaktan çıktı, yüksek faiz oranları yüzünden paranın üretime gitmeyip finansal araçlarda yattığı bir faiz ve rantiye ekonomisine sürüklendi. Yüksek faiz yurttaşın cebini de Hazine’yi de boşaltırken yatırımlar da üretim yerine parayı işletmeye yoğunlaştı.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın derlediği veriler, ülkede sanayisizleşmeyi yeniden gözler önüne serdi.
Sanayi daralırken üretim de istihdam da adeta yok oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) imalat sanayine ilişkin yatırım anketleri, sanayicinin geleceğe yönelik temkinli tutumunu ortaya koydu. Cari yıl yatırım harcamaları denge değeri 2021 yılında 44,4 seviyesinde bulunurken bu oran 2022’de 40,4’e, 2023’te 36,0’ya, 2024’te 30,6’ya, 2025’te 12,7’ye ve son olarak 2026’da 10,9’a kadar geriledi. Böylece beş yıllık süreçte yatırım iştahının gücü neredeyse dörtte bir seviyesine kadar düşmüş oldu. Fabrika yatırımlarının doğrudan göstergesi olan arsa, arazi, bina ve altyapı yatırımlarına ilişkin denge değeri TCMB’nin 2026 Bahar verilerinde eksi 1,0 seviyesine inerek tarihi bir gerilemeye işaret etti. Benzer şekilde makine ve ekipman yatırımları denge değeri de 2021’deki 50,7 seviyesinden eriyerek 2026’da 11,4’e kadar geriledi.
ÜRETİM VE İSTİHDAM YOK
Yatırım iştahındaki bu sert düşüş, üretim ve istihdam rakamlarına da doğrudan yansıyor. TÜİK’in Mayıs 2026 verilerine göre, sanayide ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3,2 oranında azaldı. İstihdamdaki bu erimeye paralel olarak sanayi üretimi de alarm veriyor. Yine Mayıs 2026 verileri toplam sanayi üretiminin aylık bazda yüzde 2,9, imalat sanayindeki üretimin ise aylık yüzde 3,3 gerilediğini gösteriyor.
Yatırımların genel yapısına bakıldığında da imalat sanayinin pay kaybettiği görüldü. 2024 yılında Türkiye’de maddi mallara yapılan 5,645 trilyon TL’lik toplam yatırımın 1,737 trilyon TL’lik kısmını imalat sanayi alabildi. Makine ve teçhizat yatırımlarının toplam maddi yatırımlar içindeki payı 2023’te yüzde 52,3 iken 2024’te yüzde 50’ye geriledi. Enflasyon etkisinden arındırılmamış nominal veriler dahi tabloyu düzeltmeye yetmezken, imalat sanayinin gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki payı 2021-2022 döneminde yüzde 22’nin üzerine çıktıktan sonra 2024’te yüzde 16,8’e kadar düştü.
FİNANSTA TOPLANDI
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri de sermayenin finansal alanda toplandığını doğruluyor. Haziran 2026 itibarıyla toplam mevduat 30,1 trilyon TL’ye ulaşırken yurtiçi yerleşiklerin TL mevduat ve katılım fonu büyüklüğü 18,1 trilyon TL olarak gerçekleşti. Bu tutarın 15,4 trilyon TL gibi devasa bir kısmının 1 milyon TL ve üzerindeki hesaplarda bulunması, TL mevduatın yaklaşık yüzde 85’inin büyük sermaye gruplarında toplandığını gösteriyor. Aynı dönemde Para Piyasası Fonları’ndaki (PPF) portföy değeri yıllık yüzde 74,23 artışla 1,69 trilyon TL’ye, yatırımcı sayısı ise 3,33 milyona yükseldi. Mevduat ve para piyasası fonlarında biriken onlarca trilyon liralık devasa kaynak üretime ve fabrikalara dönüşmedi.
FAİZ, MAKASI AÇTI
Yüksek faiz ve kuru tutan politikalar, sanayinin finansmana erişimini de baltaladı. TCMB’nin yüzde 37 seviyesindeki politika faizi ve fiilen uygulanan yüzde 40’lık faiz oranları, sanayicinin finansman maliyetini katlarken parası olan aktörlere çaba harcamadan kazanç sağlama imkanı sunuyor. Ayrıca carry trade mekanizmasıyla Türkiye’ye giren yabancı sermaye de fabrika ya da üretim tesisi kurmak yerine yüksek faizli TL varlıklarına yönelerek kısa vadeli finansal kazanç elde edip çıkmayı tercih ediyor.
Faiz parası olana kazandırırken kamu kaynaklarını ise adeta eritti. Hazine Cumhuriyet tarihinin rekor faizini ödedi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın temmuz ayı verilerine göre, Hazine’nin faiz giderleri geçen yıla göre 2,5 kat artarak 325 milyar 910 milyon liraya ulaştı. Bir ayda ödenen faiz tutarı, Hazine tarihindeki en yüksek ikinci aylık seviye olarak kayıtlara geçti.
***
İCRADAN SATILIK FABRİKA
İcra ve iflas dairelerinin UYAP’ta sattığı yüzlerce üretim aracının yanı sıra fabrika ve imalathaneler de satışta. UYAP’ta Edirne’den Urfa’ya 13 ayrı ilanla fabrikalar alıcı bekliyor. İcralık durumda olduğundan satışa açılan imalathanelere bakıldığında ise Yalova’dan Konya’ya 7 ayrı ilan satılmayı bekliyor.
***
BATAN BATANA
Konkordatotakip.com tarafından yayımlanan Temmuz 2026 Konkordato İstatistik Raporu, artan iflas ve mali krizi gözler önüne serdi. Yılın ilk 7 ayında şirketlerin konkordato süreçlerinde ret ve iflas kararlarının belirgin şekilde yükseldi
2026’nın ilk 7 ayında toplam 3 bin 529 konkordato kararı verilirken geçici mühletler 1167 adet, kesin mühletler 918 adet, red kararları 1146 adet, iflas kararları 171 adet oldu. İflaslar, önceki yıla göre yüzde 63,64 arttı.
Yalnızca Temmuz 2026’da verilen 184 geçici mühlet kararı, firmaların artan dosya maliyetlerine rağmen konkordato seçeneğinden vazgeçmediğini gösterdi.
2018-2026 yılları arasındaki verilere göre konkordatodan en çok etkilenen sektörlerin başında 564 kararla inşaat, 419 kararla tekstil ve 166 kararla metal ürün imalatı geliyor. Bu sektörleri 139 kararla gıda be 126 kararla mobilya sektörleri takip ediyor. Sanayi ve ticaretin kalbi olan üç büyük kent listede başı çekerken karar sayısı İstanbul’da 1616, Ankara’da 678 ve İzmir’de 304 oldu. Konkordato süreçlerinin ortalama sonuçlanma süreleri uzadıkça şirketler üzerindeki yük artıyor. Ortalama sonuçlanma süreleri iflas kararlarında 377 gün, ret kararlarında 403 gün, tasdik kararlarında ise 669 gün olarak gerçekleşti.