Ülkede eğitim başta olmak üzere her alanda laikliğe yönelik saldırılar devam ediyor.
Okullarda eğitimin her aşaması gericilik kuşatması altına alınırken iktidar, 50 bine yakın imzanın atıldığı laiklik bildirisini hedef almayı sürdürüyor.Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin laiklik bildirisine imza atan 168 kişiye dava açıldığını kaydederek, "Yüzde 99'u Müslüman olan bir toplumun dini inançlarını, ibadetlerini kendi perspektiflerinden yorumlayarak onları azınlık sınıfına sokuyorlar. Bu totaliterizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Hakaret ile muhatap olan herkes yargıya başvurmalı" sözlerini sarf etti.
TEKİN’E DESTEK
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan da partisinin Grup Toplantısı'nda gündemdeki laiklik bildirisi ve Ramazan genelgesi hakkında konuştu. Bakanlık tarafından okullara gönderilen yazı için, "Bu yazıda neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak." ifadelerini kullanan Erdoğan bu etkinlikleri, "Hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinlikler" olarak niteledi.
Genelge nedeniyle eleştirilerin hedefinde olan Bakan Yusuf Tekin'e sahip çıkan Erdoğan, çalışmaları 'güzel' olarak betimlerken, yapılanların da; doğru, yerinde ve hukuki olduğunu söyledi: “Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur. Yerindedir. Hukukidir.”
SAHİP ÇIKIYORUZ
Bakan Tekin’in laiklik bildirisine imza atanlara dava açması üzerine SOL Parti’den de açıklama yapıldı. Partinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Laikliği savunanları yargılayamazsınız. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Laikliği Birlikte Savunuyoruz bildirisini gerekçe göstererek imzacılar hakkında dava açtığını kamuoyuyla paylaşmıştır. Laikliği savunmak suç değildir. Anayasal güvence altındaki laikliği savunmanın suç konusu haline getirilmeye çalışılmasına, laikliği savunanların hedef gösterilmesine karşı laikliği, özgürlüğü, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Asıl suç, günlerdir başta Yusuf Tekin olmak üzere iktidar yandaşı gerici odaklar tarafından laikliğe yönelik yürütülen saldırlar ve hedef göstermelerdir. Parti olarak, halkı dini temellerde kutuplaştıran ve tahrik eden açıklamaları nedeniyle bu kişi ve kurumlar hakkında 200'e yakın hukukçunun desteğiyle suç duyurusunda da bulunulmuştur. SOL Parti olarak, Laikliği Birlikte Savunuyoruz bildirisine çağrısına sahip çıkıyoruz. Laik, özgür, demokratik Türkiye için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadeleri yer aldı.
MÜCADELEDEN KAÇMAYIZ
SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi ve “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisi imzacısı Alper Taş ise “Bizi dava ederse etsinler, mücadeleden kaçmayız. Dava olursa çıkar laikliği savunuruz, anti-laik uygulamaları bir kez daha anlatırız” dedi. Taş, okullardan yayılan manzarayı ise "Bizim bildirimimizin ne kadar haklı, gerçek ve doğru bir çaba olduğunu ortaya koyuyor. Laiklik kavramını unutturmak, ‘dinsizlik’ gibi göstermek istiyorlar. Eğitim üzerinden geliştirilen dinselleştirme politikalarına itirazı, başlamadan bastırmayı hedefliyorlar” sözleriyle değerlendirdi. Taş ayrıca laikliğin tahribatıyla birlikte “kamuculuk” ve “sosyal devlet” anlayışının da geriletildiğinin altını çizen Taş, kamunun bıraktığı boşluğun cemaat ve tarikatlar eliyle doldurulmaya çalışıldığını söyledi. (Birgün)




