CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iktidarın varlığını sürdürmek için güvenlik korkusu pompaladığını ifade etti ve devleti kendi siyasi varlığının aracı haline getirdiğini söyledi.

İmamoğlu, "Ülkemiz yıllardır ekonomide gerilerken, adalette zayıflarken, demokraside nefes alamazken; iktidar varlığını güvenlik korkusu pompalayarak sürdürmeye çalışıyor. Devleti milletin ortak çatısı olmaktan çıkarıp, kendi siyasi varlığının aracı haline getiriyor" dedi.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

İZBETON'a 'sahte sigorta' operasyonunda yeni gelişme!
İZBETON'a 'sahte sigorta' operasyonunda yeni gelişme!
İçeriği Görüntüle

"Türk milleti, tarihin her döneminde olağanüstü işler başarmış bir millettir.

Bu topraklar; irfanın, ilmin, cesaretin ve üretmenin anayurdudur.

Anadolu alelade bir coğrafya değildir.
Bin yıllık devlet hafızasının kök saldığı yerdir.

Zorlukta ayakta kalma iradesidir.

Ülkemiz de kurulduğu günden beri birçok tehditle, saldırıyla, krizle ve kaos ihtimaliyle sınandı.
Bu yüzden halkımız, her güvenlik tartışmasında devleti arıyor. Devlet ise çoğu zaman mevcut iktidarın gölgesinde kalıyor.

Bu duruma son vermek zorundayız.

Çünkü devlet hepimizin güvenliğini, refahını sağlamak için var. Ülkemiz yıllardır ekonomide gerilerken, adalette zayıflarken, demokraside nefes alamazken; iktidar varlığını güvenlik korkusu pompalayarak sürdürmeye çalışıyor.
Devleti milletin ortak çatısı olmaktan çıkarıp, kendi siyasi varlığının aracı haline getiriyor.

Milletimizin güvenliği bizim en temel meselemizdir.

Güçlü ordu, güçlü istihbarat, güçlü caydırıcılık bir tercih değil, zorunluluktur.

Ama güvenlik; silahtan, slogandan ibaret bir anlayışla sağlanmaz.
Gerçek güvenlik; güçlü kurumlarla olur.
Liyakatle olur.
Bilimle olur.
Adaletle olur.
Özgürlükle olur.

Güvenlik, milleti korkuyla yönetmek değil; millete güven vermektir.
Devleti büyütmek, vatandaşın aleyhine olmamalıdır.
Devleti güçlendirmek, hukuku zayıflatmamalıdır.

Bu milletin potansiyelini çevreleyen kemikleşmiş korku tabakasını kıracak büyük bir değişim şarttır.

Halkın iktidarında Türkiye yeniden özgüven kazanacak.
Türkiye yeniden üretecek.
Türkiye yeniden tarih yazacak.
Çünkü bu ülkeyi ayakta tutan şey korku değil; milletin aklı, iradesi ve inancıdır.

Bir şey değişecek, her şey değişecek. Sadece iktidar değil, iklim değişecek.

Ve Türkiye, yeniden tarihine ve kültürüne yaraşır bir geleceğe yürüyecek."