Gıda Mühendisleri Odası, deprem bölgesindeki incelemelerini ve çözüm önerilerini raporlaştırdı. Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak, gözlemlerini aktardı.

Toprak, şunları söyledi:

“İllerden gidecek olan ürünlerin bir tasnifi herhangi bir kontrolü, özellikle gıda ürünleri için yapılmadı. Yollarda problemler yaşadık. Akaryakıtla ilgili sıkıntılar yaşandı. Trafik çok fazla vardı. Dolayısıyla ürünlerin oraya ulaşmasıyla ilgili sıkıntılar yaşandı. Bilinçli bir şekilde yapılan ve karşında kimin alacağı yardımlarla ilgili çok büyük problem gözlenmedi. Ama diğer taraftan karşıda kimin karşılaşacağını olduğu bilinmeyen yardımlar ne yazık ki giden kişilerin yerlere, okul bahçelerine bırakıp geri döndüğünü gözlemledik. Bunlar gıdaya ulaşımdaki ciddi problemlerdi. Bölgede en çok gözlenen problemlerden başında gelen de ne yazık ki koordinasyonsuzluk. Burada tabii ki bu işi koordine etmesi gereken kurum AFAD ve dolayısıyla gıda lojistiği ile ilgili gıdayla ilgili kısımlarda Kızılay.  Ama ne yazık ki depremin depremden sonra uzun bir süre ne AFAD ne de Kızılay'ın varlığına dair bir gözlemde ne yazık ki bulunamadık.”

“SON TÜKETİM TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜNLER GÖRDÜK”

Bornova Belediyesi'nin çevre eğitimlerine yoğun ilgi Bornova Belediyesi'nin çevre eğitimlerine yoğun ilgi

Yemek dağıtımı konusunda da iyi ve kötü örnekler de olduğunu belirten Başkan Uğur Toprak, “Mobil tırlar vardı, hijyenik bir şekilde üretilen ürünler de vardı. Ama ne yazık ki çamur içerisinde, enkazın altında yemeklerin yapıldığını da toz toprağın içinde gördük. Son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin ne yazık ki alanda olduğunu sağ gözlem yapan da tespit ettik. Buradaki şuna dikkat etmek lazım. Bizler sağlıklı bireyleriz ama depremden çıkan yurttaşlarımız bizim gibi sağlıklı birey değiller. Neden? uyku düzenleri yok ne yazık ki sinir sistemleri çökmüş, bağışıklık sistemleri zayıflamış, yaklaşık on üç milyon insanımızın yaşadığı bölgede dört buçuk milyona kadar yakın bir çocuklar var. Bunların bağışıklık sistemleri bizim gibi değil. Olası bir tarihi geçmiş ürün veya bir enfeksiyona karşı ciddi anlamda gıda zehirlenmesi riski taşıyan insanlar. Dolayısıyla gıda zehirlenmesinde depremden kurtulup gıda zehirlenmesiyle hayatını kaybetme gibi bir durumla karşı karşıya kalabiliriz. Bu olmasa dahi gıda zehirlenmesinin en önemli belirtileri ishal ve kusmadır. Oradaki su ve tuvalet durumunu da hepimizin bildiği bir gerçek. Dolayısıyla ciddi bir ishal ve kusmayla halk sağlığı problemi de ortaya çıkabilecek ki bununla ilgili çeşitli duyumları da ne yazık ki sahada da görebiliyoruz ve diğer hastalıklar, kolera gibi, tifo gibi diğer hastalıkların da gözlemlendiği başladığı söyleniyor" diye konuştu.

“19 GÜNDÜR HALA RESMİ YAZI GELEMEDİ”

Depremin ardından yetkili kurumlara, bölgeye gitmek için yazılar yazdıklarını belirterek bu yazışmalara 19 gündür cevap almadıklarını söyleyen Toprak, "Biz gıda mühendisleri odası olarak ilgili kurum ve kuruluşlara depremin olduğu ilk günden itibaren resmi yazılarımızı yazdık ve alanda olmak istediğimizi gönüllü olarak çalışabileceğimizi söylememize rağmen bugün on dokuzuncu gün olmasına rağmen ne yazık ki bize resmi bir cevap gelmedi. Tabii ki biz gönüllü olarak orada gene arkadaşlarımız yemek üretimlerinde ürünlerin dağıtımında gönüllü olarak meslektaşlarımız çalışmaya devam ediyor. Çünkü biz gıda mühendisi, halkın sağlık güvencesi diyorsak bunu eyleme, bu söylemi eyleme dökmemiz gerekiyordu. Biz her zaman bu tip dayanışmalarda da üzerimize düşen mesleki sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi. 

Editör: TE Bilisim