Suriye’de ABD gözetiminde sürdürülen SDG-Şam entegrasyon görüşmeleri sonuçsuz kalırken HTŞ yönetiminin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları üçüncü gününü geride bıraktı. Cihatçı yönetimin “meşru hedefler” ilan ettiği Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde ateş hattındaki sivillerin kaçışı sürüyor. Kürt güçlerin oluşturduğu Halep İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) aralıksız süren bombardıman nedeniyle can kaybının arttığını açıkladı.

Asayiş güçleri, Şam’ın bölgeye aralarında yabancı unsurların da bulunduğu yüzlerce silahlı milisi sevk ettiğini, bu grupların top, roket, tank ve SİHA’larla sivilleri hedef aldığını kaydetti. Kuşatma altına alınan mahallelerin elektriğini kesme, gıda ve tıbbi malzeme girişini engelleme gibi toplu cezalandırmaya politikalarına tabi tutulduğu belirtildi. Açıklamada, “Şeyh Maksut ve Eşrefiye’de yaşananlar, resmi kışkırtmaların gölgesinde yürütülen organize ve kanlı bir harekattır. Saldırılar doğrudan sivilleri hedef almaktadır ve halkı "zorunlu göç"e sevk etme amacı taşımaktadır” dendi. Hristiyan Koalisyonu da mahallelerde yaşayan bin 200 Ezidi ailenin kuşatma ve bombardıman altında "etnik temizlik" riskiyle yüz yüze olduğunu duyurdu.

SAVAŞ İLANI

Halep Valiliği, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerindeki sivillerin çıkarılması için 10.00 ile 13.00 saatleri arasında “iki insani koridor” açıldığını duyurdu. Kentte dün de tüm okullar ve kamu kurumları kapalı tutuldu. Şam birlikleri, Kürt mahallelerindeki güvenlik noktalarına karşı "kapsamlı savaş" ilan ettiğini duyurdu. Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de SDG mevzilerinin artık doğrudan askeri hedef olduğunu bildirdi. Şam’daki cihatçı yönetim ise SDG’yi 1 Nisan anlaşmasına aykırı düşmekle suçladı. Bölgeden çıkarılan Kürtlerin “doğrudan devlet kontrolündeki alanlara” gönderildiğinin iddia edildiği açıklamada, saldırıların “güvenliği sağlama” amacı taşıdığı savunuldu.

‘ANKARA HAZIR’

Colani (Ahmet Eş Şara) yönetiminin saldırılarına Türkiye, "Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir" diyerek destek verdi. Milli Savunma Bakanlığı, " Suriye’nin yardım talep etmesi halinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır" açıklaması yaptı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise çatışmalardan “İsrail ile koordinasyon içinde olmakla” suçladığı SDG’yi sorumlu tuttu. Fidan, Halep’teki operasyonun, SDG’nin zamana oynayan tutumunun sonucu olduğunu iddia etti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise yaptığı paylaşımda "Uluslararası toplum IŞİD’e karşı cesurca ve başarıyla savaşan Kürtlere onur borcu duymaktadır. Suriye’deki çeşitli azınlıklara yönelik sistematik ve acımasız baskı, ‘yeni bir Suriye’ vaadiyle çelişiyor" ifadelerini kullandı.

"Bu adam seçimlerde hile yapmaya çalışıyor"
"Bu adam seçimlerde hile yapmaya çalışıyor"
İçeriği Görüntüle

Rojava’daki Kürt Yönetimi, 4 Ocak’ta Şam’da gerçekleşen SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Şam Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra görüşmesinde HTŞ yönetiminin, mahallelerdeki insani krizi dindirecek yakıt girişine izin vermediği ve kuşatmayı sürdürme kararı aldığı belirtildi. Şam görüşmesinin ardından Colani yönetimi Halep’te kendi birliklerinin hedef alındığını açıklayarak 6 Ocak akşamında Şeyh Maksud ve Eşrefiye’ye saldırılar başlattı.

Çatışmaların “kendilerini derinden endişelendirdiğini" belirten Irak Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani, saldırıların bölgenin demografik yapısını değiştirmek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi. KCK’den yapılan açıklamada ise, "Halep’teki saldırılar makul bir çözümü sabote etme girişimidir" denildi.

HALEP’TE NELER OLUYOR?

ABD, İsrail, Türkiye ve Körfez Arap rejimlerinin desteklediği HTŞ bünyesindeki cihatçıların 8 Aralık 2024’te Esad’ı devirerek Suriye’yi ele geçirmesinin ardından bu kez de Kürtlerle Şam arasında çatışmalar baş gösterdi. Çatışmalar ABD’nin devreye girmesiyle durdurulurken SDG ile Şam arasında 10 Mart 20025’te bir mutabakat imzalandı. Mutabakata göre Kürtlerin, anayasal haklarının kabul edilmesi karşılığına SDG Şam ordusuna entegre olacaktı. 1 Nisan’da ise Halep’te Kürt güçleri ile HTŞ yönetimi arasında anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında SDG kentten çekilirken Kürt asayiş güçleri kontrolü devraldı. Suriye’nin üçte birini kontrol eden SDG ile HTŞ arasında zaman zaman küçük çaplı çatışmalar yaşansa da “entegrasyon” görüşmeleri sürdü. 6 Ocak’ta ise Halep’te iki taraf karşı karşıya geldi.

SALDIRILAR DURDURULMALI

• DEM Parti: Türkiye Suriye’de yapıcı rol dışında bir rol oynamamalı. Diyalog için teşvik edici olmalı. Şam yönetiminin saldırıları derhal durdurulmalı. 200 bin insan kuşatma altında.”

• SOL Parti: Halep’te Kürt halkına yönelen saldırılar ve Alevilere karşı aylardır süren katliamlar, Suriye’de halkların özgürlüğünün önündeki en büyük tehdidin cihatçı çeteler olduğunu bir kez daha gösteriyor. Cihatçı çetelerin saldırıları, ABD ve İsrail eliyle bölgeye ve ülkemize dayatılan etnik-mezhepsel temelli rejimlerin nasıl felaketlerin kapısını aralayacağını da gösteriyor!

• TİP: HTŞ’nin askeri operasyona girişmesi hem Kürt halkının varlığına hem tüm Suriye halklarının güvenliğine ve huzuruna yönelik bir saldırıdır.

EMEP: Halep’te Kürt mahallelerine yönelik HTŞ saldırıları, cihatçı çetelerin halklara karşı yürüttüğü savaşın bir parçasıdır. Kürt halkına yönelen saldırılar, Alevilere, Dürzilere gerçekleştirilen saldırıların devamıdır. (Birgün)