Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının üçüncü duruşması bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Davada tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında olduğu 12 kişi yargılanıyor.

Bitcoin'de satışlar derinleşti, düşüş durmuyor!
Bitcoin'de satışlar derinleşti, düşüş durmuyor!
İçeriği Görüntüle

"Seçim Kanunu’na muhalefet" suçlamasıyla açılan davada tanıklar, delegelere para ve çeşitli vaatlerde bulunulduğu iddialarını mahkemede tekrar etti. Duruşmada tanıkların, kurultay öncesi oy karşılığı para teklifi iddialarını, "duydum", "söyledi", "biliyorum" diyerek beyan etmeleri, sanık avukatlarının tepkisini çekti.

TANIKLAR, OY KARŞILIĞI PARA TEKLİFİ İDDİALARINI "DUYDUM", "SÖYLEDİ" DİYEREK ANLATTI

Dönemin CHP İzmir delegelerinden Hatip Karaaslan, "Ekrem İmamoğlu, Buğra Gökçe üzerinden Zeki Karatay aracılığıyla benimle görüşmek istedi. Konunun kurultayla ilgili olduğunu öğrenince görüşmek istemedim. Cemil Tugay, Özgür Çelik, Buğra Gökçe bunlar zaten organize çalışıyorlardı. Delegelere vaatlerde bulunuyorlardı, iş, ev ve saire gibi. Aylarca bu yolsuzluk parti içinde konuşuldu ancak yöneticiler tarafından bastırıldı. Sağır sultan dahi duydu para dağıtıldığını, biz de CHP’yi korumak için dava açmak zorunda kaldık. Ancak parti içinde bir başvurum olmadı. Bizzat bir görgüm yoktur" dedi.

Tanık CHP üyesi Tolgahan Erdoğan ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin avro para teklif edildiğini iddia ederek, “2005'ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendime anlatmak için vazife ettim” dedi.

"BİR KAFEDE OTURDUĞUMDA BU KONUYU DUYDUM"

"CHP kurultayıyla ilgili 4 döviz bürosu açtırıldı, uberle taşındı" iddiasını gündeme getirdiğini belirten Tolgahan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum, sorduğumda da ‘Abi orası turizm bölgesi, normal aracın girmesi yasak. Ancak ya taksi ya da uber girer’ dendi. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi."

Sanık avukatları, duruşmada dinlenen tanıkların iddialarını, "duydum", "söyledi", "biliyorum" diyerek beyan etmelerine tepki gösterdi.

Dava 1 Nisan'a ertelendi.

13 Ocak'ta görülen bir önceki duruşmaya SEGBİS ile katılan İmamoğlu, savunmasında CHP kurultayının şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü söyleyerek kendisine divan başkanlığını teklif edenin de mağdur olarak dosyada yer alan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu belirtmişti.

CHP kurultayının iptali istemiyle dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın "davaya katılma" talebi de son celsede kabul edilmişti.

İDDİANAMEDEN

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili 10 Şubat'ta soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında bazı delegelerin ve parti mensuplarının ifadelerine başvuruldu. Sona gelinen soruşturmada iddianame tamamlandı.

İddianamede; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Özgen Nama, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Serhat Can Eş, eski CHP Mardin İl Başkanı Mehmet Kılınçaslan ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi Hüseyin Yaşar şüpheli sıfatıyla yer aldı.

KILIÇDAROĞLU 'MAĞDUR' SIFATIYLA YER ALDI

İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'mağdur' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, İmamoğlu’nun divan başkanı olduğu CHP 38’inci Olağan Kurultayı'nda, diğer sanıklarla birlikte bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel’in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim kanununa muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.