Çünkü deprem bir günde konuşulacak bir konu değildir.
Bir basın açıklamasıyla hatırlanıp, ertesi gün unutulacak bir mesele hiç değildir.
Deprem; şehir planlamasından eğitime, toplumsal eşitlikten sağlık kapasitesine, bireysel hazırlıktan kamu politikalarına kadar çok boyutlu bir gerçektir.
Bu nedenle biz de bu gerçeği bir güne sığdırmıyor, bir haftaya yayıyoruz.
Biz mücadelemize şu sözle başladık:
“Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız.”
Çünkü beklemek çözüm değildir.
Ertelemek güvenli değildir.
Unutmak bedel ödetir.
Bu hafta boyunca;
Çocuklarımızla güvenli kent hayalini konuşacağız.
Toplumun kırılgan kesimlerini afet süreçlerinde nasıl koruyacağımızı ele alacağız.
Bilim insanlarıyla İzmir’in mevcut durumunu değerlendireceğiz.
Kaybettiğimiz 117 canımızı anacağız.
Ailelere afet bilinci kazandıracağız.
Ve haftayı yine “güvenli kent” hayaliyle tamamlayacağız.
Bu bir anma haftası değil;
Bu bir farkındalık ve sorumluluk haftasıdır.Bu hafta boyunca sormaya devam edeceğiz:
İZMİR DEPREME HAZIR MI?
Bu soru bir slogan değil.
Bu soru bir vicdan muhasebesidir.
Bu soru bir siyasi tartışma değil; bir toplumsal sorumluluktur.
Biz kendimize “Günebakanlar” dedik.
Çünkü günebakan; güneşi gördüğünde ondan güç alan, güneş olmadığında ise birbirinden güç alan demektir.
Deprem gerçeği karşısında da yönümüz bellidir:
Bilime.
Hazırlığa.
Dayanışmaya.
Unutursak kaybederiz.
Hazırlanırsak güçleniriz.
1–7 Mart Deprem Haftası etkinliklerimize tüm İzmir halkını ve tüm Türkiye’yi davet ediyoruz.
Çünkü mesele sadece bir şehir değil,
Mesele hepimizin geleceğidir.
Saygılarımızla,
Haydar Özkan
İZDEDA Başkanı
İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği










