GÜNDEM

Körfez'de 50 bin ABD askeri var

Kendi ülkesinde milyonların “Krallara hayır” diyerek protesto ettiği Trump, Hürmüz’deki Hark Adası’na göz dikti. Trump bölgeye daha fazla asker gönderirken ABD’ye tek laf etmeyen Arap Birliği İran’dan tazminat istedi.

İran savaşı 31’inci gününü e girerken ABD’nin tehditleri ve askeri yığınağı artarak devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Körfezi’nin açılmaması durumunda İran’ın petrol kalbi olan Hark Adası’nı yok edeceklerini söyledi. “Yeni ve daha makul bir rejimle” temas kurduklarını ileri süren Trump, sürecin olumlu ilerlediğini savunarak kısa süre içinde bir anlaşmaya varılmasını beklediklerini ifade etti.

Trump savaşın rejim değişikliğini sağladığını ve Tahran ile ‘yakında’ bir anlaşmaya varılabileceğini iddia ederken gece boyunca ABD ve İsrail hava unsurları İran’ı bombalamayı sürdürdü.

BÜYÜK GÜN SALDIRILARI

Trump, İran’a yönelik saldırılarda stratejik öneme sahip birçok hedefin imha edildiğini iddia etti, “İran’da büyük bir gün” ifadesini kullandı.

İran ise bu saldırılara karşılık olarak, bölgedeki ABD müttefikleri olan Kuveyt ve Suudi Arabistan topraklarına yönelik misilleme saldırıları yaptı.

KARA SAVAŞI HAZIRLIĞI

Olası bir kara savaşına hazırlanan ABD’nin Ortadoğu’daki asker sayısı 50 binin üzerine çıkarken yeni kuvvet sevkiyatları da sürüyor. Savaş öncesinde Suudi Arabistan, Bahreyn, Irak, Suriye, Ürdün, Katar, BAE ve Kuveyt de dahil bölgedeki üslerde ve gemilerde yaklaşık 40 bin asker bulunuyordu. 28 Şubat’taki savaşın ardından bu sayı 50 bini aştı.

İSRAİL KAMPÜSE SALDIRDI

ABD ve İsrail saldırıları dün de devam etti. Özellikle başkent Tahran’a yönelik saldırılar yoğunlaşırken İsrail ordusundan yapılan açıklamada kentteki bir üniversitenin de hedef alındığı açıklandı. İsrail ordusu, üniversitenin ‘askeri bileşenler içerdiğini’ öne sürdü. İsrail saldırganlığı hedef gözetmeksizin devam ederken İran Silahlı Kuvvetleri’nin Sözcüsü Yarbay Zülfikari, Kuveyt’teki deniz suyunu tuzdan arındırma tesisine saldırının kendileri tarafından yapılmadığını açıkladı.

SAHTE BAYRAK SALDIRISI

Bombardımanın İsrail tarafından gerçekleştirilen "sahte bayrak" saldırısı olduğunu ifade eden Zülfikari, "bölge ülkelerinin, ABD-İsrail’in bölgeyi istikrarsızlaştırma ve yok etme girişimlerine karşı uyanık olması gerektiğini" belirtti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu pazar günü yaptığı açıklamada, ülkesi kuzey komşusuna yönelik kara harekatını sürdürürken, orduya "mevcut güvenlik bölgesini daha da genişletme" emri verdiğini söyledi. Netanyahu, "İran artık aynı İran değil, Hizbullah artık aynı Hizbullah değil ve Hamas da artık aynı Hamas değil" diye ekledi.

ELÇİ BEYRUT’TA KALACAK

Savaşın bir diğer cephesi olan Lübnan’da ise İran Dışişleri Bakanlığı Beyrut hükümetinin kendisini ülkeyi terk etmeye zorladığı İran elçisinin kentte kalmaya devam edeceğini açıldı.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı geçen hafta İran’ın büyükelçi adayı Muhammed Rıza Şibani’nin akreditasyonunu iptal ederek onu istenmeyen kişi ilan etmiş ve 29 Mart’a kadar ülkeyi terk etmesi talimatını vermişti. Elçi önceki gün zorla ülkeden çıkarılmaya çalışılmıştı.

∗∗∗

ARAP BİRLİĞİ ABD-İSRAİL İTTİFAKIYLA EL ELE

Arap Birliği Bakanlar Konseyi, İran’ın bölge ülkelerine yönelik misilleme saldırılarını "zalimce" olarak nitelendirerek, Tahran’ın Irak dahil saldırıya uğrayan tüm Arap devletlerine derhal ve tam tazminat ödemesi çağrısında bulundu. Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zayani başkanlığında olağanüstü gerçekleştirilen toplantının sonuç bildirgesinde, İran’ın 28 Şubat’tan bu yana Irak, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt’e yönelik gerçekleştirdiği füze ve dron saldırıları sert bir dille kınandı. Bu eylemler “zalimce ve korkakça” olarak nitelendirilirken; saldırıların uluslararası hukukun ve iyi komşuluk ilişkilerinin açık bir ihlali olduğu vurgulandı.

MİLİS GRUPLARA DESTEK VE LÜBNAN KARARI

Birlik, İran’ın bölgedeki silahlı grupları (milisleri) silahlandırmaya ve finanse etmeye devam etmesini reddettiğini yineledi. Öte yandan, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasaklama ve silahı yalnızca devlet ile ordunun kontrolüne bırakma yönündeki kararı takdirle karşılandı. Arap dışişleri bakanları, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişimleri ile Bab’ül Mendeb ve uluslararası sulardaki seyrüsefer güvenliğini bozma çabalarına karşı uyarıda bulundu. Açıklamada, bu tür saldırıların küresel ekonomiyi ve enerji arzını ciddi bir tehlikeye attığına dikkat çekildi.