Kuzey Kıbrıs'ta UBP-DP-YDP koalisyon hükümetinin sermaye odaklı politikaları bardağı taşırdı. Ankara ile imzalanan 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü’nün gölgesinde, halkın en temel kazanımı olan ‘Hayat Pahalılığı Ödeneği’ne göz dikilmesi, adanın kuzeyini barut fıçısına çevirdi. Meclis önündeki barikatları yıkan sendikalar polisin biber gazlı müdahalesine rağmen geri adım atmadı. Hükümetin sağlık grevlerini yasaklama hamlesi ve sendika liderlerini polis sorgularıyla yıldırma girişimi ise direnişi kırmak yerine sivil itaatsizliği körüklüyor.
Sokaktaki mücadelenin öncü isimlerinden olan KTÖS (Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası) Genel Sekreteri Burak Maviş ve sürecin başından beri sokakta olan Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu Nazlı adadaki son durumu, polisin sert müdahalesini ve Ankara-Lefkoşa hattındaki dayatmalara karşı yükselen muhalefeti anlattı.
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, "Yaşananlar bir anda ortaya çıkmış bir tablo değildir. Adanın kuzeyinde son beş yılın enflasyon ortalaması %63 seviyesindedir ve buna rağmen alım gücünü koruyacak politikalar geliştirilmemiştir. Maaşlarda artış var gibi görünse de gerçek tablo farklıdır: Halk giderek yoksullaşmaktadır. Meclis’te yasa geçmeyince hükümet yasa gücünde kararname çıkardı. Bu açıkça Anayasa’ya aykırı olduğu için yargıya başvurduk. Meclis önündeki eylemimizde yaşanan müdahale, biber gazı ve Meclis’e girilmesi birikmiş adaletsizliklerin dışavurumudur. Mecliste yaşananların ardından ben dahil yaklaşık 30 sendikacı hakkında işlem başlatıldı. Davaların amacı eylemcileri yıldırmak ve herkese göz dağı vermekti. Korkmadığımız açıkça ifade ettik. Üyelerimizin eylem ve grevlere katılımı daha da arttı. Sağlıkta ve limanlardaki grevlerin Bakanlar Kurulu kararıyla ertelenmesi de açıkça bir hak ihlalidir. Bu noktada sivil itaatsizlik yapıp, eyleme devam ettik" dedi.
YOKSULLUK KALICILAŞACAK
Hayat Pahalılığı Ödeneği’nin Kıbrıs için kırmızı çizgi olduğunu belirten Maviş, “Hayat Pahalılığı Ödeneği, 6 ayda bir yapılan ve maaşların enflasyon karşısında erimesini engelleyen bir mekanizmadır. Bugün yıllık enflasyon hâlâ %40 civarında. Akaryakıt, elektrik ve temel gıda fiyatları sürekli artıyor. Bu ödeneğin dondurulması demek, maaşların hızla erimesi demektir. Bir asgari ücretli ya da memur için bu, ay sonunu getirememek, borçlanmak ve yoksulluğun kalıcı hale gelmesi anlamına gelir. Bu yüzden bu konu bizim için kırmızıçizgidir. TL değer kaybettiğinde daha fazla enflasyon vergisi ödüyoruz. Piyasa denetimi yok, fırsatçılığa göz yumuluyor, kamu kaynakları adil kullanılmıyor. Kısacası, yaratılan krizin bedeli şimdi emekçilere ödetilmek isteniyor” ifadelerini kullandı.
GENEL GREV SÜRESİZ EYLEM
Sendikaların ve emekçilerin haklarını alana kadar mücadele edeceğini söyleyen Maviş şu şekilde konuştu: “4 gün genel grev ve toplamda 12 gün sokak direnişi önemli bir toplumsal muhalefet yarattı. Sendikalar olarak kararımız nettir: Genel grev ve süresiz eylem. Hayat Pahalılığı ile ilgili antidemokratik yasa tasarıları geri çekilene kadar genel grev masada, ayrıca hükümet erken seçim kararı üreten kadar süresiz eylemlerimize devam edeceğiz. Eğer taleplerimiz karşılanmazsa daha geniş kapsamlı grevler ve eylemler gündeme gelecektir. Kıbrıslılar bugün çok kritik bir eşiktedir. Açıkça söylemek gerekir ki kırılgan bir süreçteyiz. Asıl ihtiyacımız olan; şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim, gelir adaletini sağlayan politikalar, eğitime ve kamu hizmetlerine gerçek yatırım ve toplumla yeniden güven ilişkisi kurabilecek bir sistemdir. Bu yüzden mücadelemiz sürecektir. Çünkü biliyoruz ki hak verilmez, mücadeleyle alınır.”