Dersim’de 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada, yıllar sonra dikkat çeken bir adım atıldı.
Cinayet şüphesiyle 7 ilde 14 kişinin yakalanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, baş şüpheli Zeinal Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer bulunurken soruşturmanın dijital deliller ve gizli tanık beyanlarıyla derinleştirildiği öğrenildi.
Öte yandan şüphelilerden Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ın yakın arkadaşı şüpheli Umut Altaş hakkında da yakalama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Altaş’ın, Mayıs 2022’den beri ABD’de bulunduğu ve o tarihten bu yana Türkiye’ye dönmediği öğrenildi.
Ailenin avukatı, üst düzey kamu görevlilerine uzanan iddiaların hâlâ tam olarak soruşturulmadığına dikkat çekerek “Failler korunmasın, ikinci dalga gecikmeden gelsin” çağrısı yaptı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır" derken, dönemin Valisi Sonel ise oğlunun Gülistan'ı tanımadığını öne sürerek "Bu iddialar tamamen iftiradır" savunması yaptı.
KİMLER GÖZALTINDA
Operasyon sonucu gözaltına alınanlar arasında; dönemin Tunceli Valisi ve halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun eski erkek arkadaşı baş şüpheli Zeinal Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, annesi Cemile Yücer, Tunceli İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu, Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, ihraç olan eski polis memuru Gökhan Ertok, Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş ve Nurşen Arıkan bulunuyor. 1 kişinin ise yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği, gözaltı işlemlerinin sürdüğü kaydedildi. Gözaltına alınanların ifade işlemleri için Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne getirileceği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.
İSİMSİZ NOT
Soruşturma dosyasında dikkat çeken gelişmelerden biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not oldu. Habertürk’ün aktardığına göre söz konusu notta Mustafa Türkay Sonel’in adı yer aldı. Bunun üzerine yapılan incelemelerde, Sonel’in olay günü ve gecesine ilişkin araç hareketlerinin olağan akışla uyumsuz olduğu değerlendirildi.
DİJİTAL HAREKETLİLİK
Soruşturmanın en sarsıcı başlıklarından biri de Doku’ya ait hat ve sosyal medya hesaplarıyla ilgili yapılan teknik incelemeler oldu. Telefon trafiği, baz kayıtları ve para transferlerinin birlikte değerlendirilmesiyle soruşturmanın kapsamı genişletildi. Savcılık kaynakları, dijital delil ayağının dosyanın en kritik başlıklarından biri haline geldiğini belirtildi.
GİZLİ TANIK BEYANLARI
Savcılığın, dosyaya son olarak giren gizli tanık beyanlarını doğrulayan bulgular üzerine soruşturmayı derinleştirdiği öğrenildi. Dosyada, bazı tanık anlatımlarına göre Doku’nun ailesinin çevresinde belirli kamu görevlileri görevlendirildi, aileyle temaslar kontrol altına alındı ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandı. Hatta sim kartın aileden alındığı, savcılığa teslim edildiğinin söylendiği ancak resmi süreçte bunun böyle gelişmediği tespit edildi.
‘SAVCILIK GEREĞİNİ YAPTI’
Operasyonun ardından açıklama yapan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, gözaltı işleminin, "insan öldürme" şüphesi nedeniyle yapıldığını ifade etti. Çimen, gözaltıların devamının geleceğini belirterek "Üst düzey kamu görevlileri henüz gözaltına alınmadı, muhtemelen onlar da alınacak. Bundan sonrasında üst düzey kamu görevlisi ve onun etrafında şekillenen suç örgütünün ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim mücadelemiz bu aşamadan sonra o olacak. Savcılık gereğini yaptı. O yönüyle de bu son durumu destekliyoruz. 2’nci dalganın failler kaçmadan yapılmasını istiyoruz” diye konuştu. Çimen, Gülistan’ın baraj gölünde intihar ettiği algısı oluşturulduğunu ifade ederek, “Geldiğimiz aşamada dosyamızı 3 başsavcı gördü. Başsavcımız ile birlikte dosyamızda etkin bir soruşturmaya başlandı. Bu aşamadan sonra hangi failin hangi fiili işlediği konusunda bir tartışma yapmayacağız. Başsavcılık artık gereğini yapıyor" diye konuştu.
ADALET YERİNİ BULDU
Doku'nun Diyarbakır'da yaşayan anne ve babası gelişmenin ardından Tunceli Adliyesi'ne geldi. Anne Bedriye Doku, burada gazetecilerin soruları üzerine, "Adalet Bakanı’na, sayın savcıya, hâkimlere, savcılara, polise ve jandarmaya çok teşekkür ediyorum. Daha kadınlar ölmesin, öğrenciler ölmesin, Gülistan ölmesin, yeter" dedi. Gülistan'ın kaybolması sonrası yapılan arama çalışmalarını hatırlatan anne Doku, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in arama çalışmalarında aileyi baraj etrafına yönlendirdiğini öne sürdü. Baba Doku ise, "Adalete güvendiğimiz için adalet yerini buldu" diye konuştu.
***
‘SONEL, DOKU’NUN KATİLİDİR’
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, soruşturmaya ilişkin yaşanan gelişmelerin ardından Tunceli Adliyesi önünde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gözaltıların süreceğini belirten Aygül Doku, "Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir gördü. İnsan dönemin valisine, emniyet müdürüne, asayiş müdürüne inanmasa, güvenmese kime inanacak, kime güvenecek? 7 yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem bizi kandırdılar. Film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Neden? Katilin kara gözü için, katilin karakaşı için. Dönemin Valisi Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum" dedi.
***
700 SAATLİK GÖRÜNTÜ TARAMASI
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada yeni bulgularla birlikte cinayet şüphesinin açık biçimde değerlendirilmeye başlandığı öğrenildi. Soruşturmanın yeniden açılmasının ardından dosyaya eklenen tanık ifadeleri ve yaklaşık 700 saatlik MOBESE ile güvenlik kamerası görüntüsü yeniden tarandı. Yeni incelemelerde daha önce gözden kaçtığı ya da üstünün örtüldüğü ileri sürülen birçok ayrıntının ortaya çıktığı belirtildi. HTS kayıtları, daraltılmış baz incelemeleri ve yeni teknik raporlar doğrultusunda olay günü dakika dakika yeniden kurgulandı. Bu teknik çalışma, soruşturmanın genişletilmesinde belirleyici rol oynadı.
***
KADIN SAVCI SÖZ VERMİŞTİ
Üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Dersim’e gelerek 6 Ocak’ta kayıp başvurusunda bulunmuştu. Genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve telefon sinyallerini izleyen ekipler arama başlatmış ancak sonuç elde edilememişti. 2024 yılında HSK kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan ve Türkiye’de görev yapan üç kadın savcı arasında yer alan Ebru Cansu dosyayı yeniden ele aldı. Doku ailesiyle görüşen savcı "Bir başsavcıdan önce ben bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan benim de kızım. Ben bu yola başımı koyarım Gülistan’a ne olduğunu bulacağım" sözünü vermişti.
***
ÖZGÜR ÖZEL: SUSUN DA GÖREYİM
CHP Lideri Özgür Özel, konuya ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Gürlek’in basın müşaviri Furkan Torlak'ın yapılacak haberlere yönelik not gönderdiğini belirten Özel, haberlerde Gürlek'in talimatıyla operasyon yapıldığının vurgulanmasını istediğini söyledi. Özel, “Bu not Abdulhamit Gül'ün, Bekir Bozdağ'ın, Yılmaz Tunç'un ve bir bütün olarak AKP siyasetinin Doku dosyasını kapattığını, Gürlek'in gereğini yaptığını ve dosyada eli olanların da onun talimatıyla yaptığını söyleyen, hepinizin hem mesleki hem siyasi ahlaklarına dil uzatan bilgi notudur. Torlak, bu sefer bize değil sizin haysiyetinize saldırdı. Susun da göreyim!” diye konuştu.
***
RAFTA BIRAKILAN DOSYALAR
Doku'nun akıbetine ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler sürerken gözler iktidar ilişkisiyle gündeme gelen benzer cinayet dosyalarına çevrildi.
Yıllardır aydınlatılmayan dosyalardan bazıları şöyle sıralandı:
•Rabia Naz Vatan: 8 yıl 3 gün
•Yeldana Kahraman: 7 yıl 18 gün
•Nadira Kadirova: 6 yıl 6 ay 23 gün
•Rojin Kabaiş: 1 yıl 6 ay