YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ BORNOVA ŞUBESİ 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bornova Şubesi’nden erken 8 Mart Kadınlar Günü Basın açıklaması geldi. :

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ BORNOVA ŞUBESİ  8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
05 Mart 2021 Cuma 21:22

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bornova Şubesi’nden erken 8 Mart Kadınlar Günü Basın açıklaması geldi. :

           Bir 8 Mart daha geldi…  Bundan 164 yıl önce 1857’de ağır çalışma koşullarını protesto etmek için direnişe geçen dokuma işçisi kadınların 129’unun çıkan çatışma ve yangında yaşamını yitirmesiyle başlayan sürecin ardından 1977 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 8 Mart’ı "Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü" olarak ilan etmiştir. Böylece, 8 Mart kadınların mücadele ve dayanışmasının kutlandığı gün olmuştur.

    Biz kadınlar Cumhuriyet ile birlikte hayatın her alanında yerimizi alarak, dünden bugüne bazı haklar kazandıysak da şiddetin her türlüsünü, yoksulluğu, işsizliği, güvencesizliği, savaşı, gericiliği, cinsiyet ayrımcılığını en yoğun ve en ağır biçimde yaşıyoruz. Aile yaşamında ve çalışma hayatında kadının konumuna bakıldığında koşulların hiç de eşitlikçi olmadığı görülüyor. Anayasa da “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, dini, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir.” ifadesi bulunmasına karşın yasal düzenlemeler yeterli değildir.

        Kadınların toplumdaki yeri ve görevleri itibariyle birey olarak kişiliğini kazanması, kendini ifade edebilmesi, toplumda hak ettiği yeri alması gereklidir. Kadınların ihmal edildiği toplumların varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi mümkün değildir. Eğitimle güçlendirilmiş kadınlar, güçlü toplumlar, mutlu yarınlar demektir.

        Kadın emeğinin değersiz hale getirilmesi, kadının asıl görevinin ev ve çocuk bakımı olduğunun düşünülmesi ve iş yaşamında ayrımcılık yapılması elbette çok önemli bir sorundur. Ancak bunun ötesinde, kadınların hala yaşadığımız yüzyılda aile içinde şiddete maruz kalması, kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. Toplumsal yapının her alanında; işyerinde, okulda, sokakta ve evde kadınlara görünür ya da görünmez bir biçimde şiddet uygulanmakta ve artık bu durum neredeyse normalleşmektedir.  Oysa, mücadele etmek için yapılması gereken çok şey var.

        Kadının eğitim hakkı, toplumda etkin bir rol alması, toplumla uyum içinde yaşayabilmesi; diğer haklarını bilmesi ve kullanabilmesi, kendini geliştirmesi, gereksinimlerini karşılaması ile yakından ilişkilidir. Bu durum, her insanın eğitilme ihtiyacı ve hakkını gündeme getirmektedir. Hak sahibi olmak, insanın insan olabilmesinin ölçütlerinden biridir. Bu durumun temel nedenlerinden biri, kadınların eğitimi alanındaki sorunlarda ortaya çıkmaktadır. 21. yüzyıl Türkiye’sinde de durumun kadınlar için çok farklılaşmadığı söylenebilir. Kadınların eğitim alanında erkekleri geriden izlemeleri; sağlıklı bir toplum, dengeli ve tutarlı bir aile yapısı açısından da değerlendirilmelidir. Bir toplumda en az erkekler kadar kadınlar da eğitilmelidir. Kadınları eğitmeyen ülkeler geri kalmışlardır. Kalkınmanın temelinde kadın eğitimi yatmakladır. Bir ülkenin her alanda en güçlü ve en iyi durumda olabilmesi ancak kadın-erkek ayırımı yapmadan herkese iyi bir eğitim sağlamış olması ile mümkündür.

        Buradan hareketle toplumsal cinsiyet ve eğitim hakkı kavramları açısından Türkiye’de kadının eğitim durumu ve eğitim durumunun bireysel ve toplumsal açıdan yansımalarına  baktığımızda  (25 yaş üstünde) Türkiye’nin yüzde 95.5’i okuryazar görünürken, yüzde 4.5’i ise okuma yazma bilmiyor. Okuma yazma bilmeyenler, cinsiyetlerine göre bakıldığında ise erkeklerin oranı yüzde 1.3’ken, kadınların oranı yüzde 7.5 olarak belirlenmiş durumda. Başka bir deyişle, her 100 erkekten 1.3’ü, her 100 kadından 7.5’i okuma yazma bilmiyor.

    Öte yandan, en az bir eğitim seviyesini tamamlayanların oranı, hem kadın hem erkek için son yıllarda artıyor. 2018’deki istatistiklere (Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı) göre, erkeklerin yüzde 95.9’u en az bir eğitim seviyesini tamamlamışken, bu oran kadınlarda yüzde 84.5. Aradaki fark yüzde 11.4 olarak görülüyor.

        Kadınlarda okuryazarlığın düşüklüğünün temel nedenleri arasında; erken yaşta evlilik, kız çocuklarının okumasının önemsenmemesi, okumanın bir getirisinin olduğuna inanılmaması, olumsuz geleneksel kalıp yargılar, ailede kız çocuklarına anneye yardımcı gözü ile bakılması ve bu çocukların 10-11 yaşlarından sonra okuldan alınması gibi faktörler sıralanabilir.

Toplumsal cinsiyet kavramı, kadınlık ve erkekliğin toplumsal olarak kurulan, öğrenilen kalıplar olduğunu ifade eder. Toplumsal cinsiyetle ilgili çalışmalar ise sadece kadınlarla ilgili yapılan çalışmaları değil, farklı cinsel yönelimlerin ve cinsel kimliklerin hesaba katılması, bunlara yönelik ayrımcı tutumların dikkate alınmasını gerekli kılar.

       Temel bir insan hakkı olan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kavramı, kadınların, erkeklerin ve farklı cinsel yönelimlerin eşit hak ve yükümlülüklere sahip olmaları, tüm kamusal ve özel yaşama eşit katılmaları demek olup aynı zamanda kadına yönelik şiddetin önüne geçilebildiği, günün her saatinde sokaklarda yürüme ve toplu taşım kullanma özgürlüğünün olabildiği, kız çocuklarının okula gitme hakkını kullanabildiği ve erken yaşta evliliklerin engellenebildiği olanaklar ile eşit eğitim, eşit iş, eşit adalet uygulamalarını da kapsamaktadır.

     Toplumsal cinsiyete dayalı tüm göstergelerin iyileştirilmesini, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan hakların korunmasını, eksik olan düzenlemelerin acil olarak yerine getirilmesini istiyoruz.

Kadınları yok sayan beden politikalarına, kadına yönelik şiddete, kadın cinayetlerine, kadınlara yönelik her türlü baskı ve ayrımcılığa, güvencesiz ve esnek çalışmaya karşı kadın dayanışmasının bir parçası olmaya, toplumsal cinsiyet eşitliğinin her alanda sağlanması için mücadeleye ve her yerde sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.

YKKED Bornova Şubesi

Açıklamaya katılan üyeler ve yönetim;


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.