GÜNDEM

Halkların canını koruyun çağrısı

HTŞ ile SDG arasında sonlanan ateşkesin 15 gün daha uzatılmasının ardından gözler bölgeye çevrildi. Rojava’ya yönelik saldırıların derhal sonlandırılması ve halkların can güvenliğinin sağlanması çağrısı yapıldı.

ABD destekli gerici Heyet el Tahrir Şam (HTŞ) ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında sonlanan ateşkesin uzatıldığı HTŞ'ye bağlı yöneticiler tarafından önceki gün duyuruldu. 24 Ocak 23.00’ten itibaren yürürlüğe giren ateşkes 15 gün sürecek. Ateşkes sürecince SDG'nin kontrolündeki hapishanelerde bulunan IŞİD'lilerin Irak'a sevk edileceği bildirildi.

Şam Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı 20 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere 4 günlük ateşkes ilan ettiğini duyurmuştu. Karar, Şam’da yapılan ve sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından gelmişti. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, "Kürt bölgelerinin korunması kırmızı çizgimizdir" diyerek diyalog çağrısını yineledi. Ateşkesin uzatılmasına rağmen bölgede askeri tehdidin devam ettiğini belirterek gereken güvenlik tedbirlerini alma çağrısı yapıldı.

‘TEHDİTLER SÜRÜYOR’

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi, SDG ile HTŞ arasında yapılan ateşkese ilişkin açıklama yayınladı. “Hükümetin bu iddiaları, askeri seçeneğin ve bölgeye yönelik daha fazla saldırının birer seçenek olarak hala masada olduğunu ve halka ve bölgeye yönelik tehditlerin devam ettiğini açıkça göstermektedir” denilen açıklamada, halka en üst düzeyde teyakkuzda kalma ve gereken güvenlik tedbirlerini alma çağrısı yapıldı.

Rudaw’da yer alan habere göre İsrail merkezli i24NEWS kanalına konuşan Suriyeli üst düzey bir kaynak, Şam ve Tel Aviv arasında ABD ara buluculuğunda yürütülen güvenlik anlaşmasının "çok yakında" tamamlanacağını öne sürdü. İddiaya göre süreç, Suriye’nin İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına ve Şam’da bir İsrail Büyükelçiliği açılmasına kadar uzanabilir.

BARZANİ İLE GÖRÜŞTÜLER

Mesud Barzani ile Mazlum Abdi, Suriye ve Rojava’daki son gelişmeleri ele almak üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Barzani’nin Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, Başkan Mesud Barzani ile Abdi arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede, Suriye ve Rojava’da yaşanan son askeri ve siyasi gelişmelerin değerlendirildiği ve sahadaki tabloya ilişkin karşılıklı fikir alışverişinde bulunulduğu belirtildi.

Rojava Özerk Yönetimi Cezaevleri İdaresi, Suriye Ordusu tarafından Rakka'daki Al-Aktan Cezaevi'nden serbest bırakılan çocuklarla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, bu çocukların bir kısmının suçlu, bir kısmının ise IŞİD tarafından istismar edilen mağdurlar olduğu belirtildi. Suriye hükümetine bağlı güçlerin Rakka’daki Al-Aktan Cezaevi’ni devralmasının ardından 123 mahkum çocuğun serbest bırakılmasına ilişkin Özerk Yönetim’den ayrıntılı bir açıklama geldi. Cezaevleri İdaresi, çocukların cezaevinde tutulma gerekçelerini ve hukuki statülerini kamuoyuyla paylaştı. Çocukların neden yetişkinlerin de bulunduğu Al-Aktan Cezaevi’nde tutulduğuna dair sorulara da açıklık getiren idare, yaklaşık üç ay önce yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle çocukların "Islah Merkezi"nden güvenlik gerekçesiyle buradaki özel bir bölüme nakledildiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM), Suriye’nin Halep Valiliği ile koordineli olarak, günlerdir ağır kuşatma ve yoklukla mücadele eden Kobani kenti için 24 tırlık bir insani yardım konvoyu yola çıkardı. Suriye resmi ajansı SANA’nın haberine göre, Halep Valiliği Merkez Müdahale Komitesi ve BM kuruluşları, Kobani’deki sivil halkın acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere yardım gönderdi. Valilikten yapılan açıklamada; tıbbi malzeme, gıda ve lojistik ekipman yüklü 24 tırın, Halep şehrinden ayrılarak Kobani kırsalına doğru harekete geçtiği bildirildi.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Şam yönetimine bağlı grupların daha önce Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürtlere yönelik saldırılarına karşı İnsan Hakları Komitesi, İşkenceye Karşı Komite, Avrupa Konseyi Başkanlığı, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Dünya Sağlık Örgütü gibi birçok kuruluşa saldırıların durdurulması, katliamların sonlandırılması uluslararası insancıl hukuka aykırı eylemlerin soruşturulması, insani yardım koridorlarının açılması talebiyle çağrıda bulundu. Çağrıda, saldırıların IŞİD tutuklularının tutulduğu yerlerde gerçekleştirildiği, bu saldırılar sırasında birçok IŞİD üyesinin kaçtığı yahut saldırıların IŞİD tutukluların salıverilmesi tehlikesini doğurduğunun bölgedeki kaynakların tamamı tarafından aktarıldığı ifade edildi.