ELİ FİLİDİS KİMDİR? (RÖPORTAJ)


Yakup Uykutalp

Yakup Uykutalp

02 Mayıs 2019, 22:53

Ege Ajans Köşe Yazarı Yakup Uykutalp'in bugünkü röportajında İzmir'in Dünyaca tanınan Ünlülerinden olan Sanatçı Eli Filidis'e konuk oluyor.

Yakup Uykutalp. ... Kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Çok sağolun.

Eli Filidis. ... Ben, teşekkür ederim.

Yakup Uykutalp. ... Kendinizi tanıtır mısınız?

Eli Filidis. ... Kendimi tanıtmak için nerden başlasam. Zaten siz yazınızda herşeyi yazmışsınız. Eksik olan bir tarafı söyleyebilirim. 3 yıl seramik çalıştım Tüzin Bey ile. Seramik bilgisinden sonra da kendi atölyemde heykel derslerini başlatmıştım. 4 yıl Hüsnü Karacan'la heykel çalıştım ve devam ettim çalışmaya. Bir heykel talebesiyle adı Mustafa soyadını hatırlayamadım ara ara heykel çalışmayı çok seviyordum. Hatta biraz garibinize gidebilir. Çok cesaretliydim. Bir dönem bay Arkas'ın bahçesine heykel yapmayı teklif etmiştim. Kötü bakmadı bay Arkas ve şu anda bay Arkas'ın bahçesinde bir küçük kurnem var üzeri kuşlu altı üzüm dalları üzüm salkımlarıyla süslü kendi elimle yaptığım taş oyma bir küçük kurnem var. Evimde de bir kaç böyle heykel çalışmam var. Bir kadın büstü çalışmıştım geçen kış. Kuşlarım var oturan bir adam heykeli ve bir atbaşı heykeli seviyorum.

Yakup Uykutalp. ... Çocukluk döneminizden bahsedebilir miyiz? Çocukluğunuz nerede geçti?

Eli Filidis. ... Çocukluğum, Alsancak'ta Mahmut Esat Bozkurt caddesinde geçti. Ve çok tatlı çok yalın mütevazi bir çocukluktu. Çünkü annem, babam gençtiler. İkisi de çalışan insanlardı. Annem terzi, babam deli gibi sabahın köründe çıkıp akşam 9:00 'dan önce eve gelmeyen bir kaç iş birden yaparak ailesini geçindirmeye çalışan tüccar kafalı bir adamdı ve çok zekiydi. Çok sade bir evimiz, mahallede harika komşularımız ve o sokakta geçen çok güzel bir çocukluğum var. Çok güzel hatıralarım oldu.

Yakup Uykutalp. ...Çok güzel hatıralarınız olmuştur. Kaç yaşlarında resim yapmaya başladınız?

Eli Filidis. ... Çok erken yaşlarda başladım. Çünkü annem işten geç gelirdi. Ama geldiğinde biz onu beklemiş olurduk 3 kardeş. Hemen bizimle ilgilenmeye başlarken ilk yaptığı şey, yemeğimizi yediğimiz pijamalarımızı giymiş olurduk. Hemen önümüze bir kalem bir kağıt bize resim çizmeye başlardı. Ben de annemin çizdiği herşeyi hayranı olarak resme devam ettim. Asıl yetenekli olan abimdi. Yeşil sabunlarla heykel yapmayı abim öğretmişti bana. Abim, ben ve komşu çocuklarıyla beraber sürekli sanatla ilgili birşeyler çıkartırdık. Tiyatro yapardık biri yazardı biri dikerdi. Abim dekorları yapardı, ben de onun çırağı olurdum. Abim daha sonra sanat dalında devam etti. Çok güzel resim yapardı. Paris'te güzel sanatları okudu. Sonra Amerika'da mimarlık okudu. Şu anda biliyorsunuz Arkas'ın sanat danışmanıdır. Ben, sadece resim, heykel'de çocukluğumu nasıl masanın başında vaktimi geçirdiysem yazarak, oyarak ve resim yaparak boş vakitlerimi dolduruyorum.

Yakup Uykutalp. ... Günümüze anlam ve önemi büyük olan eserler sergilediniz. Eli filidis için sanat nerede başlıyor?

Eli Filidis. ... İlk kez bu yıl hatta bu sergideki yaptığım bu resim kendimi tamamlamış olduğumu görüyorum. Koray bey'in bana "sergi açarmısınız" teklifinin tarihinde bir natürmorta başlamıştım. Ama Koray bey'in teklifi bir ivme kazandırdı bana. Ve sonra baktım ki serginin başlangıcından bir gün önce bitirdiğim resim benim bütün dönemlerimi toplama olan bir eser çıkardı ortaya. Şu an size çok rahatlıkla ben resim artık biliyorum. Ben ressamım artık diyebilirim. Ama bundan önce hiç söyleyemiyordum. İlk kez hissettim o resimde bunu.

Yakup Uykutalp. ... Sanatçı vardır sanatı sanat için yapar. Sanatçı vardır toplum için sanata yer verir. Sizin topluma katacağınız bir düşünceniz varmı?

Eli Filidis. ... Ben, her ikisini de bir arada yapmaya çalışıyorum. Hem sanatı sanat için, hem de sanatı toplum için her ikisine de çok inanıyorum.

Yakup Uykutalp. ... İnsanların hikayeleri çoktur yaşanmışlıkları da. En candan hikayeler etki bırakan hikayelerdir. Sizin etki bırakan bir hikayeniz oldu mu?

Eli Filidis. ... Geri dönersem çocukluk dönemime geri döneceğim. Bir de gençlik dönemime geri döneyim. Şu anda 69 yaşındayım ve çok uzun bir yol kat ettim. Ruhuma en fazla işleyen Sakız Adası'nda bir yaz tatili 18 yaşıma girmiştim. Ve artık bir çocuk değil de bir genç kız olarak gittiğimde anneannemin köyünde artık bir küçük köy topluluğun içinde sayılıp sevildiğimi hissettiğim bir yaz tatiliydi. Çünkü herşeyim için çok takdir eden köy kadınları aaaa işte bizim köyü seven şehirli bir kız. Halbuki Amerika'ya göç etmiş ya da Avrupa'ya göç etmiş köyden ailelerin çocukları birden köye dönmek istemiyorlar genelde. Ben ise, köye dönmek için ip çeken biriydim, hala öyleyim. Ama 18 yaşında hala beni şehirli bir kız olarak oraya deli gibi dönüp onlar gibi olmak isteyişimi çok takdir etmeleri benim çok hoşuma gitmişti. Orda bir yerim olduğunu ve gerçekte de bugünde aynı ordaki gün gibi devam eden böyle birşey var. Köye gittiğim zaman başka bir gözle bakarlardı.

Yakup Uykutalp. ... Resim sergisinde ismini "Pencereden İçeri" koydunuz. Bir mesaj var izlenimi uyandırıyor? Varsa eğer anlatabilir misiniz?

Eli Filidis. ... Tabi ki, Biraz önce kendimi size tamamlamış olduğum resimden söz ettiğim bu isimde onun içindeydi. Yine Sakız Adası'yla bağlantılı olsa gerektiğini düşünüyorum. Orda Ada hikayelerinde hep tepelerde yükseklerdeki köylerde eşleri denizci olan kadınlar pencerelerden alabildiğine uzaklaşan denizde hep birini beklerlerdi. Eş balıkçı da olabilir kaptan'da olabilir ne olursa olsun erkekler gider ve dönüşleri hep sabırsızlıkla beklenir. Ben, böyle balıkçı ailesi ya da denizci ailenin içinde çok yaşamadım ama adaya ayağımı bastığımdan itibaren köyler genelde hep yüksektedir. Kıyılarda hiç köy yoktur gibi, bu hissi hep hissettim ve o pencereler alabildiğine denizi gören pencereler beni çok etkilemiştir. Sanki pencereler bana konuyormuş gibi gelmiştir. Onların dilleri olsa hem dışardan geleni beklemek, hem içerden o bakış, o karşılıklı arada bir cam ve bir çerçeve beni her zaman çok etkiledi.

Yakup Uykutalp. ... Pek ilgimi çeken birşey var. Resmin içinde resmederek farklı bir ivme kazandırdınız. Bu da resmi görselleştiriyor. Bu başarıyı nasıl yakaladınız?

Eli Filidis. ... Tesadüflerle yavaş yavaş o tarafa doğru gittim. Ama ilk yaptığımda bunu, çok basit bir sebep vardı. Frankoların galerisi çok büyük bir galeriydi. Hangi yıldır hatırlamıyorum ve bir sergim vardı. Yunan Konsolosluğu sponsorluk yapmıştı sergime. Yine böyle deniz, uzak deniz kıyıları görüntüleri hem kıyı hem deniz o tarafta anlatacak konular işlemeye başlamıştım, ama bir de baktım ki galerinin duvarları benim resimlerimi yutuyor. Bir çare bulmam gerekiyordu. Resmi büyüterek ama nasıl büyüteceğimi düşündüğüm de böyle bir espiri olmuştu abimle benim aramda. "Sen bir taraftan çek ben bir taraftan çekeyim büyüsünler" diyerek bana gülmüştü. Sonra ertesi sabah kalktığımda daha büyük bir tuval gözüme çarptı. Ve fikir öyle başladı. Sonra bir anda o yetmedi bir tuvalin üzerine daha küçük bir tuval yerleştirmek, bir baktım ki fırçam küçükten büyüğe sıçramaya doğru bir heyecan yaşıyor. Acaba çıksam oralara uzatsam, mesemla bir natürmortun masanın üstündeki masa örtüsü aşağıdakine akıtsam bir örnek var içerde. O sergiden kalma önce masa örtüsünü uzatarak başladım sonra o da yetmez oldu bana büyük tuvalin üzerine iki küçük tuval arada bir boşluk bıraktığımda birinden çıkıp alttakine geçip sonra üsttekine geçtim. O da üç. hareketti. Sonra zaman içinde onu boya yaymaya başladım 2. tuvale manzara ise peyzaja o alltaki büyükte bayağı devam etmeye başladım. Her tarafına örttü hiçbir beyaz bir yer kalmadı. Sonra oda yetmedi bana meander sergisi diye yine meander formuyla daha soyut bir çalışmaya araştırmaya girmiştim. Orda da onu yaptım üst üste tuval koymaya başladım. O üst üstelikler o kadar çoğaldı ki görüldüğü gibi dörde dört tuval iç içe üst üste piramide dönüşmeye başladı. Tabi buna bir son vermek zorundayım. Ve ağırlıkları kaldıracak tuvaller zorlanıyor altta, ama çok seviyorum. Çünkü sıçramasam bana bir tuval yetmiyor kesinlikle.

Yakup Uykutalp. ... Sevmek başka birşey, saygı duymak başka birşey ama sanatçı doğulmaz sanatçı olunur. Sizin en büyük sermayeniz ya da günümüzün en büyük sermayesi ne olmalı?

Eli Filidis. ... Sermaye artık benim yaşımda oturmaya başlayan karakteriniz artık değişmez hale geldiğini, kemikleştiğinizi hissettiğiniz an o durma noktası ve tabi ki kendinizi bir sorgulamaya alıyorsunuz. Peki bu neresi iyi, neresi kötü neler iyiydi neler kötüydü. Tabi ki, bu hesaplaşma kendinizle baktığınızda kendi ağacınızı görüyorsunuz.

Yakup Uykutalp. ... Uzaklardan mütevazi ve naifliğinizi hissettiriyorsunuz. Bununda sizde başka bir güç olduğunu düşünüyorum. Sizin etkileyici ve büyüleyici havanız insanları etkisine alıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Eli Filidis. ... Hemen söyleyim ben kendimin farkında değilim. Bunu bilerek bilinçli olarak yapmıyorum. Siz anlatırken bile ne olduğunu bilmiyorum. Ama biraz önce söylediğim kemikleşmiş karakter ailenizden aldığınız bazı bilgilerdir. Bir kız çocuğu olarak çok ufak yaşlarda şunu yapmalısın bunu yapmamalısın böyle olmalısın bütün o bana ailemin anneannemin, annemin, babamın, halamın herkesin bana öğretmeye çalıştıkları bana katmaya çalıştıkları şeylerin içinde oluşmuş bir parça. Tabi bir aile kız çocuğuna neler söyler. Çok komik olabilir ama bana en çok söylenen şey somurtkan olmam. Çünkü somurtkan bir çocuktum, biraz öyle olmalıydım. Onu tabi çok zorladılar. Gülümsemenin bana daha çok yakıştırdıklarını anlatırken sonunda herhalde kabul etmiş olmalıyım. Bir şekilde ders aldım somurtkanlığın bana iyi bir getirisi olmadığını. Ama bu ne zaman oluştu bilmiyorum. Hayat dersleri diyeceğim. Ayakta kalmanız kendinizi kabul ettirmeniz istediğinizi karşınızdakine yaptırabilme size küçük küçük anahtarlar deneyerek elinize verildiyse deniyorsunuz. O olur bu olmaz, bu olur o olmaz sonunda bir şekil çıkıyor. Bana söylediğiniz kendi yansıtmamla ilgili bir şey olduğu için ben tabi bunun farkında hiç değilim. Edebiyatı sevmem, sanatı sevmem ama en çok edebiyatı sevmem bunu en başında söylüyorum çok kitap okumam. Sanatı okumam bunlara çok şey eklemiş olmalı. Size çok rahatlıkla söyleyebilirim Arkas ile 6 yıl çalışmam hiç benimle alakalı bir iş değildi. Bana teklif edildiğinde ben 3 ay denemeyi hiçbir ücret kabul etmeden yaptım. Çünkü size bahsettiğim bu karakterimin içinde beni çok ters etkileyen bir huyum vardı. Aşırı utangaçlığım bu özelliğim beni bir çok şeylerde durdurmuştur. Arkas ile, bana verilen bu iş, zoraki olarak başarma zorunluluğumdan dolayı yok oldu. Kendime güvenimi arttırdı. Güzel konuşma karşıdakini etkilemek için kitap okumak zorunda kaldım. Sesimi ayarlamak için çabalar sarf ettim. Bunu karakterime eklenmiş çok büyük yani resim kadar önemli bir şey olduğunu düşünüyorum bu saydıklarımın. İyiki de orda 6 yıl çalışmışım.

Yakup Uykutalp. ... Peki, severek mi yaptınız?

Eli Filidis. ... Severek yapmadım. Çok sıkıldığım anlar oluyor. Ama o kadar çabuk iletişim kurabiliyorum ki karşımdaki insanları artık hemen anlayabiliyorum. Gözlerine bakıp evet bu insanlara çok rahat herşeyi anlatabilirim. Çok çabuk iletişim kurabilirim. Aynı taraftayız ama bu harika bir duygudur.

Yakup Uykutalp. ... Eklemek istediğiniz birşey var mı?

Eli Filidis. Teşekkür ederim.

Yakup Uykutalp. ... Ben teşekkür ederim. Çok güzel bir söyleşimiz oldu.

Herşey gönlünüzce olsun.

Sevgiyle kalın

  • BİR MELEK İLE GÖKYÜZÜNDE SOHBETLEŞTİĞİMİ SANDIM...YAZISI

https://www.egeajans.com/eli-filidis-kimdir-roportaj-makale,51.html

  • ELİ FİLİDİS KİMDİR? (RÖPORTAJ)

https://www.egeajans.com/eli-filidis-kimdir-roportaj-makale,51.html

  • ELİ FİLİDİS SERGİSİ...

https://www.egeajans.com/eli-filidis-sergisi-makale,38.html

Etiketler:eli irini filidis,Eli Filidis,eli irini filidis Kimdir,eli irini filidis Hayatı,eli irini filidis Nerede Doğdu, eli irini filidis Biyografisi,eli irini filidis Hakkında Bilgi, Eli Filidis Kimdir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.