CHP Genel Başkanlık koltuğuna “mutlak butlan” darbesiyle oturtulan ve iktidara adeta can simidi uzatan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine tepkiler çığ gibi büyüyor.
Toplumda derinleşen rahatsızlıktan çekinen iktidar, butlan hamlesiyle muhalefeti parçalamak, etkisiz hale getirmek, CHP’yi de kendisine bağlamak için önemli bir eşiği geride bıraktı.
Kılıçdaroğlu ise yargı eliyle atandığı koltuktan kendisine biçilen misyonu yerine getirmek için harekete geçti.
En zor zamanında iktidarın yardımına koşan Kılıçdaroğlu’na sanatçılar ve aydınlardan sert tepki yükseldi.
Pek çok sanatçı, butlan yönetiminin kendi eserlerini, akademisyenler ise çalışmalarını kullanmaması yönünde uyarıda bulundu.
Kılıçdaroğlu’na tepki gösteren aydınlar BirGün’e konuştu.
Sanatçı Sabahat Akkiraz:
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER
“İşin özünde ben Butlan kararını öğrendiğim andan itibaren çok da aramın iyi olmadığı Özgür Özel’den yana tavır aldım. Çünkü bu durum adli bir karar olmanın ötesinde siyasi bir karar. Bu kararın alınmasının kime yarar sağlayacağına bakarsanız odağı bulursunuz. CHP tabanı ve siyasal bünyesi bu kararı kabul etmiyor ve etmeyecek. 1999’da da bu tip bir reddetme söz konusuydu. Sonuçta CHP meclis dışında kaldı. Toplumsal tavır konusunda halkımızın çok tepkisel olmadığını biliyoruz. Neler yaşandı ülkemizde ve toplumsal tepki gördünüz mü? Tepkiyi verenler toplumun sadece küçük bir bölümü. Onlar da bedelini yıllardır çok ağır ödedi ve ödüyor. Umarım bu sefer doğru yerde dururlar ve hep söylediğim gibi Butlancılar “geldikleri gibi giderler.”
Sanatçı Cahit Berkay:
HERKES TAVIR KOYMALI
"Malum mitinglerde bazen benim veya arkadaşlarımın müzikleri yıllardır kullanılıyor. Bu da benim için bana uygun düşen bir etkinliğin parçası haline gelmek demekti. Fakat bu butlan kararı sonrası yediremedim. Kendimi kandırılmış hissediyorum. Ben de zamanında denemeler yaptım, şarkılar yapmaya çalıştım Kılıçdaroğlu için. Fakat sonunda geldiği noktaya hâlâ inanamıyorum. Benim elimden ne gelir? Müziklerimi asla kullanamazsın demek gelir. Her şey ortada. Herkesin tavrını ortaya koyması lazım. Tavır derken karşı çıkıyorsa bunu açık açık söylesin. Sahip olduğumuz değerler ayağımızın altından teker teker kayıyor. Kaydıranlardan biri de Sayın Kılıçdaroğlu. Sanıyorduk ki çok emek veriyor, koşturuyor, şimdi o mücadelenin tam tersini yaptı.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak:
DİRENİŞİN BİR İFADESİ
Butlan kararına dair kurumsal olarak açıklamamız oldu. Karşı olduğumuzu, süreçlerin normal işletilmediğini ve bunun Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında iktidar tarafından muhalefete ve topluma yön verme hamlesi olduğunu ifade ettik. Hatta kurucu genel başkanımız Yıldırım Kaya da onlarla birlikte hareket ettiği için ona dair de bir tutum aldık. Sanatçılar, akademisyenler, aydınlar herkes meseleyi görüyor. Sermaye birikimini artırmaya yönelik piyasacı, işçi, emekçi haklarını yerle bir eden; sendikalaşma hakları önünde engel olan, toplumu giderek gericileştiren hamleler uygulayan bir iktidarın parçası olarak ortaya çıkan bu butlan meselesini doğru bulmuyoruz. Sanatçıların tavrını da son derece olumlu buluyoruz.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz:
MÜCADELE TEK ŞANS
Halk iradesine karşı en ilkel demokrasinin bile birinci kriteri sandık sonuçlarına riayet etmektir. Eğer siz sandık sonuçlarını hukuk oyunlarıyla yoksayarsanız halkın demokrasiye olan güveni de kalmaz. Toplumsal kutuplaşma da yaratır. Böylesi şeylerin bir daha yaşanmaması için aktif-pasif eylemliliklerin düzenlenmesini doğru buluyourum. Sanatçılarımızı da saygıyla karşılıyorum.
Akademisyen Bülent Şık:
ARAÇSALLAŞTIRAMAZLAR
Yaptığım şeyin büyük bir etki yaratacağını iddia etmiyorum, fakat benim için önemli olan, çok haksız ve adaletsiz bulduğum bu olayda hangi tarafta durduğumu ve emeğimi hangi amaçlar için kullandırmayacağını açıkça ortaya koyabilmekti. Bir gıda mühendisi ve akademisyen olarak, gıda güvenliği, çevre sağlığı ve çocukların beslenme hakkı gibi alanlarda ürettiğim bilimsel bilginin temel amacı kamusal yarardır. Bu nedenle çalışmalarım halkın ve sivil toplumun kullanımına bütünüyle açık. Ancak hukuki ve demokratik meşruiyetini yitirdiğini düşündüğüm, "mutlak butlan" durumuyla malul bir siyasi yönetimin ve destekçilerinin, yıllardır iğneyle kuyu kazar gibi ürettiğim bu emeği kendi varlıklarını tahkim etmek ya amacıyla araçsallaştırmasına asla izin vermeyeceğim.
Prof. Dr. Aziz Çelik:
TECRİT EDİLMELERİ GEREKİR
Zaman zaman paylaşımlarımdan, görsellerden, tablolardan paylaşım yapabiliyorlar. Ben de karınca kararınca destek oldum. Butlan konusunda atanmış yönetimin yalnızlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Kamuoyu tepkisinin yanısıra toplum genelinde kabul gören sanatçıların, akademisyenlerin, çeşitli isimlerin tepkisini olumlu buluyorum. Çünkü bu anlamda tecrit edilmeleri gerektiğini, bunun da bu aşamalardan biri olduğunu düşünüyorum. Bence bu giderek yaygınlaşacak.
Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay:
TARİH YARGILAYACAKTIR
Genel Kurul iradesi üzerinde hiçbir irade yoktur. Bunu tartışabiliriz ama örgütlerin yönetimini mahkemeler belirlemez. Bunu siyasi parti olayı olarak herhangi iki isim arasındaki tartışma olarak görmüyoruz. O nedenle butlan kararını Türkiye demokrasisi açısından gerçekten utanç verici buluyoruz. Toplumda zaten insanların tepkilerini görüyoruz. Zaten insanlar karamsarlığa her gün sürüklenirken bunu bir dönem destekledikleri insanlardan görmeleri daha vahim. Toplumdaki birçok kişinin de bu süreçte bunun bir yargı kararı olmasının meşruiyet oluşturmadığını çok net ortaya koydular. Herkes günün sonunda tarihle yargılanır. Maalesef tarihe çok büyük bir utanç vesikası olarak geçecek. Kurumsal olarak herhangi bir ilişki kurmayacağız.